Cahit UYANIK
Yıl 1992.
Ekonomik Trend dergisinde 'ekonomi muhabiri' olarak çalışıyorum.
Dergi Atakule'nin tam karşısındaki sokaklardan birinde...
Derginin İstanbul'daki merkezinden arayıp 'İstihbarat şefi ol' dediler.
Mesleğimin daha 4. yılındaydım; yönetici olmak, başka muhabirlerden de sorumlu olmak, İstanbul'a karşı hesap vermek gözümü korkuttu.
Cevap için süre istedim.
O günlerde Ekonomi Muhabirleri Derneğinin (EMD) 1-2 yıllık üyesiydim.
Taylan Erten EMD Başkanıydı.
Aynı zamanda Türkiye'nin tek günlük ekonomi gazetesi Dünya'nın Ankara Temsilcisiydi.
Ekibinde Levent Akbay, Hanife Şenyüz, Nurhan Yönezer, Oya Berberoğlu gibi önemli ekonomi muhabirleri bulunuyordu.
Öyle güçlü haberler yayımlıyorlardı ki, ekonomi ile ilgiliyseniz Dünya gazetesi okunmadan güne başlanamıyordu.
Yani Taylan Erten, ekonomi muhabirlerinin yıldız kadrosunu yöneten çok tecrübeli bir isimdi.
'Benim derdime çare olsa olsa Taylan abi olur' dedim ve bir fırsatını bulup yöneticiliği tercih edip etmemem konusundaki fikrini danıştım.
Verdiği cevap şuydu:
"Tercih et veya etme diyemem ancak durum şu ki, yönetici olduğunda ağzının tadı biraz kaçar. Gülüp eğlendiğin muhabir arkadaşlarına bazen tavır koymak durumunda kalırsın. İşe birkaç gün üst üste geç kalsa mesaj vermek için suratını asmak zorunda hissedersin. Birinin haber performansı düşse, o senin de sorunun olur. Sebebi kafanı meşgul eder durur. Şu anda seni hiç ilgilendirmeyen daha böyle birçok şey, senin de derdin olur, baskı artar, uykuların bozulur. Anlayacağın biraz tatsız-tuzsuzdur bu iş... Kararını alırken bunları da düşün..."
Unvanın olumsuz boyutlarına dikkat çeken bu samimi tespitleri de dikkate alıp; hem daha bağımsız çalışabilmek hem de daha yüksek maaş kazanabilmek için yöneticilik teklifini kabul ettim. Ettim ama, daha sonraki 29 yıllık yöneticilik hayatımda Taylan Erten'in bu sözleri kulağıma küpe oldu ve söylediklerini farklı farklı biçimlerde defalarca yaşadım ve her seferinde kendisinin kulağını çınlattım.
![]() |
| Soldan sağa: Ercan Deva, Özden Alpdağ ve Taylan Erten |
Vefatının ardından bugün Taylan Erten'le ilgili haberleri tekrar okudum. O kupkuru metinlerde, koskoca bir ömür ve sanırım 50-55 yıllık meslek hayatı 5-6 cümleye sığdırılmak istenmişti. Oysa onun ömrünün 90'lı yıllardaki kısa bir kesitini size az önce daha fazla sayıda cümle ile anlatabildim.
Taylan Erten dürüstlüğü, nezaketi, objektifliği, etik duruşu, Türkçeye hakimiyeti, yüksek analiz gücü, yazılarındaki zaman derinliği, basın örgütçülüğüne verdiği yüksek önem ile hep imrendiğim bir meslek büyüğümdü. Nasip olmadı, hiç beraber çalışamadım; o konu için ayrı üzgünüm.
1989-1994 arasındaki ilk başkanlık döneminde "Unvan ve sorumluluğu başkaları da üstlenmeli. Görevi çok uzun yıllar aynı kişinin üstlenmesi iyi değil" demiş ve biz istemesek de başkanlığı bırakmış ve EMD'de bir 'başkanlık süresi yordamı' da yaratmıştı. Buna çoğu başkan uydu. 1997-1998 yılları arasındaki ikinci başkanlığı ise Dernek içindeki rekabet ve mücadele sebebiyle yeni bir başkan üzerinde uzlaşılamayınca sadece 1 yıllığına kabul edilmiş bir görevdi yani 'Taylan abi formülü' sonucuydu. İşte böyle örgüt içi demokrasiye önem veren, EMD'nin güçlü kalması için elinden geleni yapan bir isimdi. Ne mutlu ki ben de Taylan Erten'den sonraki başkanlardan biri olarak 2003-2006 yıllarında EMD Başkanlığı görevini üstlenerek basın örgütçülüğüne ve ekonomi muhabirliğinin gelişmesine elimden geldiğince hizmet edebildim.
Taylan Erten'in EMD'ye son büyük katkısı ise merhum İsmet Hazardağlı ve -Allah uzun ömür versin- Vecdi Seviğ büyüğümüz ile beraber kaleme aldıkları 'Ekonomi, Siyaset ve Medya (1831-2015): Başkalaşımın Öyküsü' kitabıydı. Bu külliyat gibi kitap yaklaşık 2 yıl uğraşılarak yazılmıştı.
Bu kadar az sayıda satır kaleme alarak; Türk basınına ve ekonomi gazeteciliğine yetiştirdiği muhabirler, yazdığı haberler ve köşe yazıları, EMD'deki mesaisi ve TGC'de üstlendiği görevlerle büyük emek vermiş Taylan Erten büyüğümüzle vedalaşmak çok zor.
Ama ne çare ki vedalaşmalıyız.
Kıymetli Taylan abimiz ışıklarda uyusun ve yıldızlar yoldaşı olsun.
(Bu yazı 17 Ağustos 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder