NEDEN BAZI ŞİRKETLER HALKA ARZDAN BİRKAÇ YIL SONRA KONKORDATO SÜRECINE GİRİYOR? SPK İYI İNCELEMİYOR MU?

Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören ve finansal yapılarını yeniden düzenleyip borçlarını yapılandırmak amacıyla mahkemeye başvurarak konkordato (geçici/kesin mühlet) kararı alan öne çıkan şirketler şunlardır:

​Konkordato Başvurusunda Bulunan BİST Şirketleri

​Barem Ambalaj (BARMA): Finansman maliyetleri ve nakit akışındaki sıkışıklık nedeniyle başvuru yapmış, Temmuz 2026 itibarıyla mahkemece 3 ay süreli geçici mühlet kararı verilmiştir.

​Türk İlaç ve Serum Sanayi (TRILC): Finansal yükümlülüklerini yapılandırma amacıyla konkordato başvurusu yapmış ve geçici mühlet kararı almıştır.

​Yeşil GYO (YGYO): Gayrimenkul ve proje süreçlerindeki nakit akışı zorlukları nedeniyle geçici mühlet almış ve hisseleri Yakın İzleme Pazarı'nda (Gözaltı Pazarı) işlem görmeye başlamıştır.

​Mega Polietilen (MEGAP): Üretim ve nakit akışını koruma amacıyla konkordato tedbir kararı alan şirketlerden biridir.

​Not: Konkordato sürecine giren veya finansal durumunda ciddi risk oluşan halka açık şirketlerin hisseleri, Borsa İstanbul tarafından yatırımcı koruma tedbirleri kapsamında genellikle Yakın İzleme Pazarı (YİP) bünyesine alınır veya duruma göre dönemsel olarak işleme kapatılabilir. Güncel KAP duyurularının takip edilmesi önemlidir.

Son dönemde halka arz edilen bazı şirketlerin finansal sıkıntıya girmesi ve konkordato talep etmesi, SPK'nın onay süreçlerindeki denetim derinliği, borçluluk analizi ve kurumsallık denetimlerine dair eleştirileri haklı olarak artırmıştır.

​SPK ve Borsa İstanbul halka arz incelemelerini yasal mevzuat çerçevesinde yürütse de, mevcut sistemdeki aksaklıklar ve kurumsallık denetimindeki zayıf noktalar şu başlıklar altında toplanmaktadır:

​1. SPK Şirketlerin Kurumsallığını Nasıl Araştırıyor?

​Kağıt Üstündeki Şartlar: SPK, başvuran şirketlerden bağımsız yönetim kurulu üyeliği, iç denetim mekanizması ve Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporu talep eder.

​Şekilci İnceleme Riski: Bu incelemeler genellikle evrak bazlı ve formalite icabı kalabilmektedir. Şirketin kağıt üzerinde kurumsal görünmesi, yönetim kalitesinin veya kriz anlarındaki karar alma yeteneğinin gerçekten kurumsal olduğunu garanti etmez.

​2. Süreçte Yaşanan Temel Sorunlar ve Hatalar

​Geçmiş Verilere Odaklanma: SPK, şirketin son 3 yıllık bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolarını inceler. Ancak bu durum, gelecekteki makroekonomik riskleri (yüksek faiz, likidite krizleri) ve şirketin yaklaşan borç yükünü her zaman öngöremez.

​Finansal Tablo Makyajlama ve Denetim Zafiyeti: Halka arz öncesinde şirket bilançolarının "süslenmesi" ve bağımsız denetim firmalarının bu süreçteki denetim kalitesi en çok eleştirilen konular arasındadır.

​Fon Kullanım Amacı: Birçok şirket halka arzı esasen işletme sermayesi ihtiyacı veya biriken yüksek borçları kapatmak için kullanmaktadır. Halka arz geliriyle geçici bir rahatlama sağlayan şirketler, makroekonomik şartlar ağırlaştığında tekrar krize girebilmektedir.

​Aracı Kurumların Sorumluluğu: Halka arza aracılık eden kurumların (konsorsiyum liderleri) "fiyat tespit raporu" ve "şirket inceleme (due diligence)" süreçlerinde yeterince muhafazakar davranmaması da önemli bir etkendir.

​3. Alınan Önlemler ve Gelişmeler

​Piyasada artan bu rahatsızlıklar sonrasında SPK ve düzenleyici kurumlar;

​Finansal Eşikleri Yükseltmiştir: Halka arz olabilecek şirketler için ciro ve aktif büyüklük şartları artırılmıştır.

​Aracılık ve Denetim Yükümlülükleri: Aracı kurumların ve bağımsız denetçilerin sorumlulukları üzerindeki yaptırımlar ve denetimler sıkılaştırılmaya çalışılmaktadır.

​Özetle: SPK'nın onay süreci yasal kural ve rasyolara dayanmaktadır; ancak denetimlerin büyük oranda geçmiş evraklar üzerinden yürümesi, kurumsallığın niteliksel değil niceliksel ölçülmesi ve halka arz gelirinin borç kapatmada kullanılması gibi etkenler bu tür konkordato krizlerine zemin hazırlayabilmektedir.

(Gemini AI)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder