30 Eylül 2026 Çarşamba

AKP'NİN MODERNİZE ETTİĞİ ARPALIK MODELİ, BORSA YÖNETİMİNE YÜKSEK TUTARDA HUZUR HAKKI ALAN ADAM YERLEŞTİRDİ AMA PONZİLER MAALESEF YAKALANAMADI


BİST YÖNETİMİNDEN AYRILAN DDK BAŞKANININ AYLIK HUZUR HAKKININ 125-140 BİN TL OLDUĞUNU HESAPLIYORUM

Cahit UYANIK 

Bundan 40 yıl kadar önce 

ANAP iktidarda iken...

'Arpalık' denilen bir kavram vardı. 

ANAP'tan aday olup da seçilemeyen...

Genel Başkan ve çevresine yakın isimler KİT Yönetim Kurullarına Yönetim Kurulu Başkanı (YKB) veya Yönetim Kurulu Üyesi (YKÜ) yapılırdı. 

O kişi de maaş-huzur hakkı, makam odası, sekreter-özel kalem müdürü, danışman(lar), gazete takımı ve tüm KİT üzerinde bir hakimiyet hakkı kazanırdı. İşe alımlar, yükselmeler, görevden almalar çoğunlukla bu siyasi kartvizit sahibi arpalık mensubunca yürütülürdü.

Devlette KİT çok o zamanlar... 

Böyle yüzlerce arpalık mensubu vardı. 


Araştırdım 'arpalık' kavramı Osmanlı'dan geliyormuş. Osmanlı'da devlet görevlerinden ayrılan veya çıkarılan üst düzey memurlara 'arpalık' denilen genişçe bir arazi verilir, orada ekip biçtiği ile geçinir gidermiş.  ANAP bunu modernize etmiş; araziyi KİT YKB veya YKÜ yapmış.  

Hatırlıyorum ANAP'lı Mesut Yılmaz'ın başbakanlığı, ANAP'lı Turgut Özal'ın cumhurbaşkanlığında gidilen 1991 seçimlerinde; 'Baba' yani DYP'li Süleyman Demirel'in en önemli seçim vaatlerinden biri 'Arpalıkları kaldıracağız' şeklindeydi. Seçimi kazanınca ve Başbakan olunca da öyle yaptı. KİT özelleştirmeleri ile de bu kavram tavsadı ve unutuldu. (Arpalık mensuplarına verilen ödeme ve imkanlar, 90'lı yıllarda özelleştirme yanlılarının en önemli gerekçelerinden biriydi zaten...)

Ancak AKP iktidara geldikten 10 yıl kadar sonra unutulan arpalık olayını kendine göre modernize etti. Hem eski vekilleri hem de üst düzey bürokratları devletin yönetimindeki veya ortağı olduğu çeşitli kurum ve kuruluşlarda YKB veya YKÜ yaptı. Yalnız buradaki yenilik, bazı partili bürokratların normal maaşlarının yanı sıra 2. ve hatta 3. maaşa kavuşmalarıydı. Tabii bu konu toplumda büyük bir rahatsızlık yarattı.


Bu konunun düzeltileceğine yönelik vaat; bıraktım muhalefeti, bizzat AKP'nin 2023'teki kendi seçim beyannamesine bile girdi. Öyle ya 6 milyon emekli en düşük maaşa talim ederken ve 12-13 milyon emekliye iyi zam verilmesini isteyene  'Para, kaynak yok' denilirken 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu'ydu... 'Tamam, kaldıracağız söz size..." denildi. 


Ancak verilen söz unutuldu; 2023 seçimlerinden sonra AKP'nin tutmadığı sözler listesine "Modernize arpalıkları kaldıracağız, kamuda kimse 2-3 maaş alamayacak' vaadi de  girdi. Bu mesele muhalefetçe ülke gündeminin yoğunluğundan veya 'Nasıl olsa söz geçiremiyoruz' bezginliği ile daha az konuşulur oldu. 


Ta ki bu konuda Fon Skandalı ile 'zoraki' adım atılana kadar... Devlet  Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu 2023 yılından bu yana görev yaptığı BİST Yönetim Kurulundan istifa etti. Gerekçe: BİST'te başlatılacak büyük denetimin halel görmemesi için...  (Adamcağız böylece DDK Başkanı maaşının üzerine ilave olarak kazandığı BİST YKÜ huzur hakkı ve diğer imkanlarından oldu, vah vah...)


Peki bir BİST YKÜ ne kadar aylık huzur hakkı alıyor? Benim yaptığım araştırma 2021 yılında bu isimlere aylık 24 bin'er TL verildiği yönünde... O zamanki dolar kuru ile 2.500-2.750 dolarcık... Şu anki huzur hakkı ise açıklanmamış. Bugünkü döviz kuruna vurursan bu huzur hakkının 125-140 bin TL'ye yükseltilmiş olması mümkün... 


Rakam oldukça yüksek görünüyor ama bence şu ayrıntıya dikkat etmeliyiz:


Keşke huzur hakkını cebe atarken, Ponzi Şemalarını ve birçok borsa manipülasyonunu gelip devlete söyleseydi ve devlette etkili-yetkili bir isim olarak Cumhurbaşkanını bilgilendirip gereğini yapsaydı... O zaman 'Helal olsun aldığı o para, işini yapmış' derdim... 


Cumhurbaşkanının BİST'e yerleştirdiği müfettiş gereğini yapmış mıdır? Bence hayır... Şimdi gereği yapılması gereken bir başka şey var ama onu ben yazmayayım...

(Bu yazı 30 Eylül 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)

---------

Benim gibi düşünenler çoğalıyor. TCMB Eski Başekonomistlerinden Sn. Zafer Yükseler, akşam üzeri DDK Başkanı ile oldukça ayrıntılı şu tiviti attı. Meraklıları okuyabilir: 

"Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) "Fon Skandalı" konusunda inceleme başlattığı duyuruldu. DDK, Cumhurbaşkanlığına bağlı anayasal bir kuruluş. Geçmişte, "Turgut Özal'ın Ölümü", " Muhsin Yazıcıoğlu Kazası", "KPS Sorularının Sızdırılması", "Sahte e-imza Olayı" gibi konularda inceleme yapmış, rapor hazırlamış. DDK konusunda dikkatimi çeken hususlar şunlar;

1.DDK'nın resmi internet sitesine ulaşamadım. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın internet sitesi var, DDK'nın yok. Bu nedenle, 1 başkan ve 8 üyeden oluşan kurulun teknik kapasitesi, yeterliliği, yapısı ve hazırladığı raporlar konusunda bilgi edinemedim.

2.DDK Başkanı'nın Borsa İstanbul Yönetim Kurulunda Başkan Vekili olduğu ve "Fon Skandalına" ilişkin inceleme nedeniyle bu görevinden istifa ettirildiği açıklandı. Basında 2 yıldan beri bu görevi sürdürdüğü belirtilmektedir.

3.DDK Başkanı 2 yıldır "Yangının Merkezinde" görevli, ancak alevler bacayı sarana kadar, yangından habersiz.

4. Denetim, inceleme ve teftiş yapacak kişi ve kurumların, yapılan işin detayları ve gidişatı konusunda bilgi ve meraka sahip olması gerektiğini düşünürüm. Sayın DDK Başkanı bu konuda hiç bir uyarı yapmadığına göre, denetim ve teftiş konularına ilgi göstermediği anlaşılmaktadır.

5. Bu kapsamda, mevcut DDK başkanı tarafından yapılacak incelemenin de yeterli olmayacağı düşünülmektedir."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder