ANKARA NOTLARI / PETROL UNSURU TÜRKİYE İÇİN İLK KEZ POZİTİFE DÖNÜYOR
Cahit UYANIK
BAKÜ / ANKARA - Türkiye'nin Bakü Petrollerindeki payını yüzde 1,75'ten yüzde 6,75'e çıkaran anlaşmada nihayet 'mutlu son' yaşandı. 'Asrın Petrol Anlaşması' Azeri Petrol Şirketi Genel Müdürü Namık Aliyev ile TPAO Genel Müdürü Sıtkı Sancar tarafından imzalandı. Bakü'de imzalanan anlaşmaya Başbakan Tansu Çiller ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev de 'onur imzası' attı.
Türkiye izlediği dış politikada petrol unsurunu hep 'negatif' yönde görmeye alışmış bir ülke. Söz gelimi 1980 öncesinde ihracat gelirimizin hemen hepsi petrol ithalat faturasını karşılamakta kullanılmıştı ve bu durum ödemeler bilançosunu sık sık zafiyete uğratmıştı. Ancak artık Türkiye'nin ham petrol gideri, ihracat gelirinin beşte biri kadar... Önemi azalmış gibi görünse de ham petrol fiyatlarındaki şok bir tırmanış, ödemeler bilançosunu yine alt-üst edebilir. İşte bu açıdan bakıldığında Azeri petrollerindeki payımızın yükselmesi, petrol unsurunun dış politikamıza etkisinin pozitife dönüşmeye başladığının bir işareti sayılabilir. Türkiye Yeni Dünya Düzeninde Orta Doğu'dan Orta Asya'ya kaymaya başlayan petrole dayalı nüfuz sahasında bu anlaşmayla önemli bir köşe başı tuttu.
Eskiden uluslararası kaynaklarda 'lokal bir şirket' olarak nitelenen TPAO da bu anlaşmayla artık 'çok uluslu' bir nitelik taşıyacak. TPAO; Amaco, Unocal, BP, Exxon gibi 11 dev petrol şirketi ile işbirliği yapacak. Konsorsiyumun yürüteceği 'Azerbaycan Denizi Havzasında Azeri-Çıralı-Güneşli Derin Su Bölümü Sahalarının Geliştirilmesi Projesi'ne TPAO yüzde 6,75 pay ile 'resmen' ortak oldu. Bu rezerv, Bağımsız Devletler Topluluğu içindeki en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerinden biri... Sahada belirlenmiş rezervler; 3,8 milyar varil (520 milyon ton) petrol ve 155 milyar metreküp doğal gaz olarak açıklandı. Proje için 8 milyar dolar harcanacak ve 2000 yılında bitirileceği tahmin ediliyor.










