Emlak /
ANKARA'DA EMLAK PİYASASI DURGUN
Talep yüksekliğine rağmen alıcıların karar verirken 'bilinçli' davranmaları başkent konut piyasasında durgunluğa neden oldu.
Cahit UYANIK
Başkent Ankara, genel olarak 'memur kenti' olarak bilinir. İnsanların tayinler sebebiyle 1970'li yıllara kadar 'Gelip geçici bir mekan' olarak gördüğü Ankara emlak piyasasında 'yap-satçılıķ' da altın devrini yaşadı. Ancak diğer üretim ve hizmet sektörlerinde gösterdiği ekonomik gelişmenin ardından Ankara'da Batıkent gibi daha derli-toplu ve planlı yerleşim bölgeleri de oluştu. Öte yandan yüksek enflasyonla tanıştığımız 70'li yılların ikinci yarısından başlayarak gayrimenkul, riski en düşük ve birikimlerin en iyi değerlendirildiği bir yatırım aracı haline dönüştü. Bu gelişmeler, tüm büyük şehirleri olduğu gibi Ankara'yı da etkiledi ve talebin yoğunlaşmasıyla birlikte ev fiyatları da yükselişe geçti.
Ancak şu günlerde Ankara'da emlak sektörü ilginç bir sebepten dolayı oldukça durgun... Bu sebebe birazdan geleceğiz ama Ankara'da kullanma yaşı 10-15 arasındaki 100 metrekarelik bir dairenin fiyatı, 6 ay öncesine göre önemli artış göstermedi. Başkentin en lüks semtlerinden Çankaya'da Ankara manzaralı bir daireyi 1 milyar 600 milyon liradan satın almak mümkün. Elçilik binaları ve büyükelçilik rezidanslarının yoğun olarak toplandığı, Çankaya'nın bitişiğindeki Gazi Osman Paşa'da (GOP) ise fiyatlar 1 milyar 750 milyon lira düzeyinde... Bu iki bölgede aynı nitelikteki bir daire 6 ay önce yani 1993-Haziran ayında 1 milyar 500 milyon liradan satılıyordu. Yani bu iki yüksek talep gören bölgede bile fiyatlar çok az oranda yükseldi. Ankara'da orta gelir gruplarının toplandığı Dikmen, Aydınlıkevler, Abidinpaşa, Gazi, Demetevler gibi semtlerdeki dairelerde de benzeri bir durgunluk yaşanıyor.
Peki Ankara'da neden böyle bir ortam var? Ankara Emlak Komisyoncuları Derneği Başkanı Salim Taşçı, ev satın almak isteyen kişilerin artık bilinçlendiğıni belirtiyor. Alıcıların sadece evi gezip görmekle yetinmediğini, yaşından yapım tekniğine, ulaşım olanaklarından ısınma sistemine kadar geniş bir yelpazede sorular yönelttiğini anlatıyor. Taşçı'nın değerlendirmesine göre alıcılar son kararlarını da geniş bir pazar araştırması yapmadan vermiyor.






