Cahit UYANIK
● Ayhan Işık/Tahta kaşık/Belgin Doruk/Ona aşık.
Ve...
● Kim inanır?/Kadir İnanır.
Yazmak kolay, okunur mu bilinmez ama herkese bir şiir döktürülebilir. Dünyadaki en zor işlerden biri sanırım çocukların sokaklarda bağıra çağıra söyleyeceği bir tekerleme kadar sevilmektir. Paylaştığım fotoğrafta Yeşilçam'ın hakkında sokaklarda tekerleme sayılan iki ismi yanyana duruyor. Ayhan Işık ve Kadir İnanır.
Kadir İnanır, orta yaşlarını geçtikten sonra, 1980'lerde oldukça politik figür haline gelmiş bir aktördü. Aşk filminde de oynasa illa bir politik çağrışımı olurdu. Aynı şeyi Türkan Şoray'da da gözlemlemiştik o dönem... Biraz politikaya kaymış olsa da halk Kadir İnanır'ı yine çok sevmeye devam etti.
Çünkü 60 ve 70'li yıllarda çekilen aşk filmleri apolitikti ve halkın hafızasında tazeydi.
Çocukluğumuzun bu katıksız aşk filmleri çok başarılıydı. Türkiye de diğer Akdeniz ülkeleri gibi aşk filmlerini çok iyi yazıp çekebiliyordu. Zaten yaşam henüz o yıllarda maddiyatçı değil, oldukça duygusaldı.
Çocukluğumuzun unutulmaz aşk filmi çiftleri Belgin Doruk/Ayhan Işık, Kartal Tibet/Hülya Koçyiğit, Ediz Hun/Filiz Akın, Fatma Girik/Fikret Hakan, Tarık Akan/Gülşen Bubikoğlu idi çoğunlukla... İlginçtir, gerçek hayatlarında da bu isimlerin birbirine aşık olduğu varsayılırdı.
Türkan Şoray'a ise 70'li yıllarda Kadir İnanır ile oynayana kadar net bir yakıştırma yapılamamıştı. 'Türkan Şoray Kanunları' halkın da kabul ettiği şeylerdi. Ta ki Kadir İnanır, Türkan'a yakıştırılana kadar... Oynadıkları birkaç filmin ardından artık Kadir ile Türkan'ın birbirine gerçek hayatta da aşık olduğu (olması gerektiği) kabul edilmeye başlandı. (Yazlık ve kışlık sinemaları ile tam bir sinema müptelası şehir olan çocukluğumun Gaziantep'inde birbirine aşık Yeşilçam aktris ve aktörlerinin söylentileri günlük hayatın ayrılmaz parçasıydı.)
Toplumun aşk filmlerinden yola çıkarak yaptığı bu kabul, kadın olsun (4 Yapraklı Yonca-Türkan, Hülya, Filiz ve Fatma); erkek olsun (Ayhan, Cüneyt, Kadir, Ediz, Fikret, İzzet, Göksel ve Kartal) katıksız aşk filmlerindeki rollerini de çok iyi oynadıklarını gösteriyordu. Çünkü bu isimler birbirine aşık olmuyordu; profesyoneldi ve herkesin kendi özel hayatları vardı. (Profesyonellikten uzak arabesk şarkıcılar ise 70'lerin sonunda çektikleri filmlerdeki rol arkadaşlarına gerçek hayatta da aşık olmuştu. Ferdi/Necla, İbrahim/Hülya, Müslüm/Muhterem gibi.)
Bütün bunları niye yazdım? Kanunsuz bir Vahşi Batı kasabasına benzettiğim X'te Kadir İnanır'ı dar bir politik çerçeveden bakıp da bilip bilmeden insafsızca eleştirenlere rastladım ve etkilendim.
Sanırım 2014 yılında, Akil Adamlar çalışmasının başlangıç toplantısı için çalıştığım üniversiteye geldiğinde tanışmıştım ve -arşivimde arayıp bulamadığım- fotoğrafını da çekmiştik. Aradan 12-13 yıl geçmiş, Akil Adam çalışmasını şöyle bir anımsadım ama 70'lerin masum aşk, 80 ve 90'ların politik çağrışımı güçlü filmlerini hemen hatırladım.
Kadir İnanır 1950'lerin sonu-1960'ların sonu arasında ünlü olmuş aktörler kuşağındandı. Kim ne derse desin tüm politik değerlendirmelerin ötesinde; ününü, etkisini hiç kaybetmeden ölene ve öldükten sonra sürdürecek kadar yetenekli ve sevilen bir isimdi.
Milletimizin başı sağolsun.
(Bu yazı 27 Haziran 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder