FON MAĞDURLARI PARALARININ NE KADARINI GERİ ALABİLİR?


- SUÇA KONU, ŞİŞMİŞ, FİKTİF DEĞERLERİ ALABİLMEK MÜMK0N DEĞİL

- ANA PARALARININ BİRAZ ÜZERİNDE ÖDEME ALMA İHTİMALLERİ VAR AMA SADECE ANA PARALARI DA ÖDENEBİLİR

- ÖDEME İÇİN AKLIMA GELEN 4 SEÇENEĞİ YAZDIM...

Cahit UYANIK 

Yatırım fonları skandalında 450 bini aşkın tekil şahıs parasının tamamını eksiksiz alabilir mi? 

Bana en çok sorulan soru bu...

Yatırım fonları 1'den 7'ye kadar risk derecesi ile satılır. 1 en düşük 7 en yüksek riske sahip fonlardır. Söz gelimi 7 risk derecesinde bir fonda para kaybı ihtimali, para kazancı ihtimalinden yüksektir. Kayıp normalde yarı yarıya kadar olabilir.  Ancak kazanılınca enflasyonun oldukça üzerinde bir kazanç sağlanır. (Bu kazanç  mesela enflasyonun 2-3 katıdır, 50-100 katı değil elbette...)

1 risk derecesindeki fonda kazanç ise genellikle devlet kağıtlarının faizi ve mevduat faizi kadardır, sabit bir kazançtır ve ana parayı kaybetme ihtimali neredeyse sıfırdır. 

Ancak fon soyguncuları, 6 veya 7 risk düzeyine sahip fonu sanki 1 veya 2 riske sahipmiş gibi pazarlayabiliyorlardı. Çünkü fonun içine koydukları borsa şirketlerinin hisselerini manipüle ediyorlardı. 'Hep yukarı, hep yukarı', 'Düşmeyen, hep artan hisse yapmışlar' tarzında gidiyordu fonlar... Böyle olunca 7 yani kaybetme ihtimali, kazanma ihtimalinden yüksek fonlar vatandaşta 1 veya 2 riske sahipmiş hissi uyandırılarak pazarlanıyor ve hibrit bir Ponzi Oyunu kurgulanıyordu. 


Bu soygunun ortaya çıkması ile birlikte 7 risk derecesinin anına-şanına uygun 'muhtemel risk' ani şekilde gerçekleşmiş oldu. Ardından da fon muhteviyatını oluşturan hisseler nasıl füze gibi çıktıysa, şimdi füze gibi de düşmeye başladı. Öyle ki şu günlerde borsada bu hisselerin adil değerine bir an önce inebilmesi için, günlük düşüş marjının yüzde 10'dan yüzde 20'ye çıkarılması bile konuşuluyor. Belki gelecek hafta geçici olarak yüzde 20 düşüş marjına izin verilebilir.  Adil değerlere en çabuk şekilde ulaşmak istiyorlar çünkü SPK kararına göre 1 Ekim tarihindeki fon değerleri, önümüzdeki 5,5 aylık dönemdeki ödemelere esas oluşturacak. 

Peki herkes 15 Eylülde kağıt üzerinde görünen parasını alabilir mi? 

Söz gelimi adam 7 şiddetindeki riske sahip fona 2 milyon yatırmış, fon şişmiş şişmiş, parası 20 milyon lira olmuş. Soru şu: Fonun 15 Eylül tarihindeki şişmiş fiyatından mı parası geri ödenecek o adamın? Çünkü kapatılan 131 Fonun toplam değeri 15 Eylülde 18 milyar dolar iken, bu ayın son gününde  bu rakamın 1 milyar dolar civarına düşme ihtimali yüksek... 

Bu durumda devlet ne yapacak? Cebinden 17 milyar dolar mı koyacak? Suça konu, fiktif artışı mı karşılayacak? Hayır. Bu fonlarda parası kalan vatandaşın ana parasının kaç TL olacağına bakacak bence... Geri ödeme eşiği orası olacak.

Peki vatandaş ana parasının  üzerine bir ek getiri alabilir mi? Dört yol var benim düşünebildiğim:

1) Benzer 6-7 riske sahip, sağlam kurumlarda bulunan ve sorunsuz çalışmaya devam eden fonların o dönemde getirilerinin ortalaması ne oldu, ona bakılıp ek ödeme yapılabilir. Ödemeler azalan fon toplam değerini aşarsa devlet bunu karşılayıp soyguncu takımından almaya çalışabilir. 

2) Ana para girişinden sonraki dönemde devletin ortalama borçlanma faizi ne olmuş, o kadar ek ödeme yapılabilir. Ödemeler azalan fon toplam değerini aşarsa devlet bunu karşılayıp soyguncu takımından almaya çalışabilir. 

3) Fon  toplam değerindeki düşüş bir yerde durursa, küçüklerden büyüklere doğru, sadece ana paralar da ödenebilir. Ek bir ödeme yapılmayabilir. 

4) Fonların toplam değeri çok düşüp 400-500 milyon dolara inerse ana paradan kayıp da söz konusudur. Devlet o zaman 'ana parayı tamamlama' seçeneğini gündeme alabilir. Yüklendiği ödemeyi ise fonculardan almanın peşine düşebilir. 

Bakalım devlet nasıl bir geri ödeme yöntemi ilan edecek? Ben de merak ediyorum.

(Bu yazı 25 Eylül 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder