Sermaye Piyasası / Suç Duyuruları
ŞİRKETLERİN GÜNAH DUYURULARI
Hızla gelişen sermaye piyasasında 'suç' olgusu da ağırlığını hissettirmeye başladı. Savcılıklara toplam 29 adet suç duyurusunda bulunuldu. Borsada işlem pazarı açık olan şirketler, aracı kurumlar ve halka açık şirketlerden hangileri hakkında, ne tür iddialarla suç duyurusunda bulunularak dava açıldı?
Cahit UYANIK
Geçtiğimiz ay sermaye piyasaları ve borsa iki önemli olayla çalkalandı. Peşpeşe iki borsa şirketi; Ege Seramik ve Facto Finans'ın Sermaye Piyasası Yasasına (SPY) aykırı davrandıkları belirlendi. Bu iki şirket Özel Haller Tebliği hükümlerine uymayarak büyük hacimdeki hisse senetlerinin el değiştirme işlemini borsaya bildirmemişti. Olayın ortaya çıkmasından sonra hızla üzerine gidildi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) söz konusu şirketleri incelemeye aldı. Kurul, kendisine verilen rapor doğrultusunda bu iki şirket yatırımcılarının aldatıldığı sonucuna vardı. Ege Seramik ve Facto Finans hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.
Bu gelişmelerin hemen ardından bazı basın yayın organlarında 'SPK'nın ilk kez savcılığa suç duyurusunda bulunduğu' yolunda yorumlara rastlandı. Ancak Ekonomik TREND'in edindiği bilgilere göre gerçek hiç de öyle değildi. Ege Seramik ve Facto Finans savcılığa verilen ilk değil, son iki şirketti... Yaptığımız araştırmalar bu olaydan önce savcılıktan 29 ayrı suç duyurusunda bulunulduğunu gösterdi.
Suç duyurularına konu olan fiiller; insider trading'ten (içeriden öğrenenlerin ticareti) resmi evrakta sahteciliğe, emniyeti suistimalden örtülü kazanç aktarımına kadar geniş bir yelpazede bulunuyor. Suç duyurusunda bulunulan şirketler genel olarak 4 ana grupta toplanıyor. Bunlar; 1) Aracı kurumlar, 2) Borsa işlem pazarındaki şirketler, 3) SPY uyarınca ortak sayısı 100'den fazla olan halka açık şirketler, 4) İzinsiz aracılık faaliyetinde bulunan şirketler. Yani sermaye piyasaları kapsamına giren tüm ana kuruluş veya unsurlar bir şekilde savcılık soruşturması ile tanışmış durumda...
Suç duyurusu nasıl yapılıyor?
Peki sermaye piyasaları denilince herkes suç duyurusunda bulunabilir mi? Hayır, suç duyurusunu yapan kuruluş SPK... Kurul, kendisine gelen ihbar, şikayet veya rutin incelemeleri sırasında önemli gördüğü hatalı işlemleri SPY'nın 49. Maddesine dayanarak fiilin gerçekleştiği yerin cumhuriyet savcılığına yazılı olarak bildiriyor. Suç duyurusu sonrasında savcılık kamu davası açarsa SPK müdahil sıfatıyla mahkemeye katılabiliyor. SPY'de bu durumun tam tersi bir mekanizma da mevcut. Buna göre savcılık kendisine ulaşan bir ihbar veya şikayeti SPK'ya ileterek inceleme yapmasını da isteyebiliyor. Ancak böyle bir durumla henüz karşılaşılmış değil. Savcılık suç duyurusu sonrasında kovuşturmaya gerek olmadığına karar verirse SPK'nın itiraz hakkı da var.
Ayrıca Türk Ceza Kanunundaki (TCK) bazı maddelere dayanılarak da suç duyurusu yapılabiliyor. TCK'da tanımlanan ve cezası belirtilen emniyeti suistimal, resmi evrakta sahtecilik gibi kuşkular ortaya çıktığında suç duyurusu mekanizması işletilebiliyor. Son olarak ise Türk Ticaret Kanununun (TTK) yasal defterlerin kurallara uygun tutulmamasının sonuçlarını düzenleyen 67. Maddesi de savcılığa suç duyurusu yapılmasını gerektiriyor. Kovuşturma sonrasında dosya genellikle asliye ceza mahkemesinin gündemine giriyor.Insider trading'ten 2 suç duyurusu yapıldı
Dünyadaki tüm borsaların korkulu rüyası olan insider trading yani içeriden öğrenenlerin ticareti suçu İMKB'nin de gündemine girmiş durumda. SPY'nin 47/A-1 maddesi insider trading suçunu düzenliyor. Yaptığımız araştırma bu maddeye dayanılarak SPK'nın 2 suç duyurusunda bulunduğunu gösterdi. Bunlardan ilki, aynı zamanda izinsiz aracılık faaliyetinde de bulunan Gülda Yatırım Danışmanlığı şirketine ait. SPK'nın da müdahil olarak katıldığı davada şirketin yöneticileri Gül Hediye Koç ile Selda Tunaboylu'nun insider trading suçunu işledikleri mahkemece tespit edildi.
İçeriden öğrenenlerin ticareti suçunu düzenleyen maddeye dayanılarak yapılan ikinci suç duyurusu Alarko Sanayi ve Ticaret A.Ş. için yapıldı. Suç duyurusu, 'Yalan havadisler yayarak umumi pazarlardaki genel gidişi bozanlar'a verilecek cezayı düzenleyen TCK Madde 358 ile desteklendi. İddiaya göre Alarko, net kar tahminini gerçeğe aykırı olarak belirlemişti. Ancak savcılık SPK'nın suç duyurusu sonrasında yaptığı incelemede 'takipsizlik' kararı verdi. SPK'nın takipsizlik kararı için bir üst mahkemeye yaptığı itiraz ise reddedildi.Aracı kurumlarda 'emniyeti suistimal' sendromu
Aracı kurumlar borsanın en önemli unsurlarından... Binlerce yatırımcının milyarlarca liralık tasarrufunu değerlendirmek için beraber çalıştığı aracı kurumlardan şimdiye kadar 8'i hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Savcılıklara iletilen suç duyurularında aracı kurumlara ilişkin iddialar ise genelde TCK 508 ve 510. Maddelerde düzenlenen 'emniyeti suistimal' suçunda yoğunlaşıyor. Bunun açık anlamı aracı kurumun emanetinde tuttuğu müşterisine ait hisse senetlerini, bankalardan kredi alırken teminat göstermesi veya başka amaçlarla kullanması... Yani bir başkasının malını kendisininmiş gibi teminat olarak kullanması, izinsiz faydalanması...
Bunun dışında aracı kurumların yasal defterleri usulüne uygun şekilde tutmadığı gerekçesiyle TTK Madde 67 uyarınca savcılığa sevk edildikleri görülüyor. Hemen her aracı kurumda tespit edilen bir başka usulsüzlük de 'açığa satış'... Ayrıca resmi evrakta sahtecilik, kredili satış, izinsiz portföy yönetimi gibi yasa dışı işlemlerden dolayı savcılıklara suç duyurusunda da bulunulmuş.
Bu tablodan borsadaki aracı kurumların bir an önce takas ve saklama sisteminden etkin olarak yararlanmalarını sağlamak gerektiği sonucu çıkıyor. Böylece aracı kurumlar savcılık soruşturmasına, küçük yatırımcılar da suistimale uğramaktan kurtulabilecek. Ayrıca açığa satış, kredili satış ve aracı kurumların resmi kayıtları nasıl tutacaklarını düzenleyen tebliğleri bir an önce yayınlamak göreviyse SPK'ya düşüyor. Elbette resmi evrakta sahtecilik suçu TCK'da zaten düzenlendiğinden, bu yorumun dışında kalıyor.
İzin almadan borsacılık yapanlar...
Suç duyurularından en kabarık sayıda olanı ise SPY'nın 31 ve 32. Maddesine aykırı olarak izinsiz aracılık faaliyetinde bulunanlar... Bu kişiler hakları olmadığı halde tabelalarında 'yatırım danışmanlığı', 'menkul kıymetler merkezi' gibi unvanları rahatça kullanmış. 'Borsayı çağrıştırıŕ' düşüncesiyle unvanında 'endeks' sözcüğünü geçirenlere rastlandığı gibi inşaat şirketi kurarak da borsa aracılığı veya yatırım danışmanlığı yapanlar var.
İzinsiz aracılık konusunda adalete 8 dosya intikal etmiş ve ikisi karara bağlanmış. Her iki davada da şirket yöneticilerine ağır para ve hapis cezaları verilmesine karşın, bu cezalar tecil edildi yani ertelendi. Böylece 11 yıldır ağır cezaları öngören bir yasa ile çalışan sermaye piyasasında henüz hiç kimsenin hapse düşmediğini söyleyebiliriz.
Bankalar için de suç duyurusunda bulunuldu
Suç duyurularından en az nasibini alan grup ise bankalar... Marmara Bankası A. Ş. (MARBANK), prosedüre aykırı sermaye artırımında bulunduğu gerekçesiyle savcılığa bildirilmiş. Osmanlı Bankası ve İş Bankası ise dolaylı olarak savcılık soruşturmasına uğramış. Alarko Holding'in hisse senetlerinin halka satışına aracılık eden Osmanlı Bankası tanıtım kitapçığını SPK'ya vermemek; yine Osmanlı Bankası ile beraber İş Bankası izahnamede öngörülen satış koşullarına uyulmadığı gerekçesiyle para cezasına çarptırılmış.
Halka açık şirketler ne durumda?
Hisse senetleri borsada işlem görmeyen ancak ortak sayısı 100'ü aşan şirketler 'halka açık' kabul ediliyor ve dolayısıyla SPK'nın denetimine tabi bulunuyor. Savcılıklara gelen dosyalarda bu tip halka açık şirketlerde yapılan usulsüzlüklere de rastlanıyor. Halka açık şirketlerde yasalara aykırı davranış iddiaları 'usulsüz sermaye artırımı' ve 'örtülü kazanç aktarımı' şeklinde yaşanabiliyor.
Örtülü kazanç aktarımı genelde yıllık bilanço karını azaltmak veya başka şirketlere aktarmak için başvurulan bir yöntem... Söz gelimi üretici bir şirket, mallarını piyasa rayicinin altında kurucularının sahip olduğu başka şirketlere devrediyor. Böylece o halka açık şirketin karı azalıyor ve ortaklarına daha az temettü dağıtıyor, daha az vergi ödüyor. SPY Madde 15, bu tip işlemleri 'örtülü kazanç aktarımı' olarak değerlendirip yasyasaklıyor.
'Sermaye Piyasası İhtisas Mahkemeleri' gerekiyor
Bu arada adalete yansıtılan suç duyuruları karşısında savcılıklarin takındığı tavır da ilginç. Aynı fiilden dolayı bazı savcılıklar kamu davası açıp sonuçlandırarak mahkumiyet kararı verebiliyor. Bazen buna tam ters bir durum da yaşanabiliyor. Bazı savcılıklar aynı fiilin kamu davası gerektirip gerektirmediğini bile belirlememiş olabiliyor. Önümüzdeki yıllarda piyasanın daha gelişip serpileceği ve suç duyurularında artış olacağı kabul ediliyor. Burada ise 'Sermaye Piyasası İhtisas Mahkemeleri'ne duyulan ihtiyacın kendini iyice hissettireceği düşünülüyor.
(Bu kapak haberi haftalık Ekonomik Trend dergisinin 02-08 Ocak 1994 tarihli, Yıl: 2, Sayı:1'de yayınlanmıştır.)




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder