Yeni Fon Rehberi: Yatırımcı için ne değişiyor?
Basitçe anlatmaya çalışayım.
1- Para piyasası fonlarının getirileri birbirine yaklaşabilir
Para piyasası fonları sadece mevduat ve kısa vadeli tahvil taşımıyor. Bazı fonlar getiriyi artırmak için pay repo ve BİAŞ Para Piyasası gibi alanları da aktif kullanıyordu.
Yeni düzenlemeyle bu işlemlerde teminat ve merkezi takas şartları sıkılaşıyor.
Pay repo tarafında ise BIST 30 dışındaki hisselerin kullanımı önemli ölçüde sınırlandırılıyor.
Dolayısıyla bu alanları daha aktif kullanarak ek getiri sağlayan para piyasası fonlarının avantajı azalabilir.
PPF'ler arasındaki getiri farklarının önümüzdeki dönemde azalmasını ve getirilerin birbirine biraz daha yaklaşmasını görebiliriz.
Geçiş bir anda olmayacak. Düzenlemelerin önemli bölümünde 2026 sonuna kadar kademeli uyum var.
2- Serbest para piyasası fonlarının önemli bir avantajı azalıyor - (Özellikle şirketler tercih ediyordu-kurumlara vergi konusuyla beraber okursak mevduata kayış gelebilir)
Para piyasası ve kısa vadeli serbest fonlar, standart para piyasası fonlarının tabi olduğu bazı sınırlamalardan muaftı.
Yeni düzenlemeyle bu fonlar da para piyasası/kısa vadeli fonlara getirilen sınırlamalara tabi olacak.
Bunlardan yatırımcı açısından en önemlisi, portföylerinde en az %10 DİBS ve/veya Hazine Varlık Kiralama AŞ kira sertifikası bulundurmaları gerekecek olması.
Uyum için son tarih 31 Mart 2027.
Bu neden önemli?
Bazı yatırımcılar serbest para piyasası fonlarını tahvil fiyatlarındaki oynaklıktan daha az etkilenmek için tercih ediyordu.
Artık portföyün bir kısmında zorunlu olarak tahvil/kira sertifikası bulunacağından faiz hareketlerinin fon getirisine etkisi artabilir.
Yani serbest PPF'lerin bu açıdan standart PPF'lere göre sahip olduğu avantajlardan biri azalıyor.
3- Serbest fonlarda “birkaç hisseye yoğunlaşarak yüksek getiri” stratejisi zorlaşıyor
Yeni düzenlemenin bence en önemli bölümlerinden biri burası.
Serbest fonlara ciddi yoğunlaşma sınırları getiriliyor.
Örneğin portföyde ağırlığı %5'i aşan yatırımların toplamı %20'yi geçemeyecek.
Tek bir şirketin hisselerinde sahip olunabilecek miktar da şirketin fiili dolaşım oranına göre sınırlandırılıyor.
Ayrıca yöneticinin, ortaklarının veya üst yönetimin bağlantılı olduğu şirketlerin sermaye piyasası araçlarına yapılan yatırımlar toplamda %20'yi geçemeyecek.
Aynı gruba ait şirketlerin sermaye piyasası araçlarında da toplam %20 sınırı bulunuyor.
Başka fonlara yatırımda toplam %15, tek bir fona yatırımda ise %10 sınırı geliyor.
Kısacası serbest fonların tek hisse, tek ihraççı veya aynı grup üzerinde çok büyük pozisyonlar oluşturması zorlaşıyor.
Bu nedenle geçmişte çok yüksek getiri sağlayan bir serbest fon için artık sadece geçmiş performansa bakmak yeterli olmayabilir.
O getirinin nasıl üretildiğine de bakmak gerekecek.
Çünkü getiri birkaç hissedeki çok yüksek yoğunlaşmadan geliyorsa aynı stratejinin yeni düzenleme altında aynı ölçekte devam etmesi mümkün olmayabilir.
4- Sadece tek fon değil, aynı yönetici altındaki fonların toplam pozisyonu da önemli
Burada önemli bir detay var.
Bir serbest fondaki büyük hisse pozisyonunu azaltıp aynı hisseyi yöneticinin başka fonlarına aktarmak her durumda çözüm olmayacak.
Çünkü yeni düzenlemede aynı yöneticinin yönetimindeki tek bir kurucuya ait serbest fonlar dahil tüm menkul kıymet yatırım fonlarının bir şirketteki toplam sahipliği de dikkate alınıyor.
Ayrıca bu fonlar topluca bir şirketin sermayesinin veya oy haklarının %20'sinden fazlasına sahip olamayacak.
Dolayısıyla;
Serbest fondan sat → başka fona al → toplam pozisyonu koru
stratejisinin de bir sınırı var.
Bu özellikle aynı portföy yönetim şirketinin birden fazla fonunda ortak şekilde taşınan hisseler açısından önemli.
5- Mevcut büyük pozisyonların yıl sonuna kadar azaltılması gerekiyor
Yeni kurallar sadece bundan sonra yapılacak yatırımları kapsamıyor.
29 Ağustos 2026 itibarıyla yeni limitleri aşan mevcut serbest fon pozisyonları artırılamayacak.
Limit üzerindeki tutarların;
31 Ekim'e kadar en az 1/3'ü,
30 Kasım'a kadar en az 2/3'ü azaltılacak,
31 Aralık 2026 itibarıyla ise yeni sınırlara tamamen uyum sağlanacak.
Borçlanma araçları ve kira sertifikalarında ise önemli bir istisna var. 29 Ağustos'tan sonra ilave alım yapılmazsa mevcut pozisyonlar vadeye kadar taşınabilecek.
Dolayısıyla özellikle yeni limitleri aşan hisse pozisyonları bulunan serbest fonlarda önümüzdeki birkaç ay önemli portföy değişiklikleri görebiliriz.
Bu sadece fon yatırımcısı açısından değil, serbest fonların yüksek miktarda taşıdığı hisseler açısından da takip edilmesi gereken bir konu.
6- Büyük pozisyon almak artık daha fazla gerekçe gerektirecek
Bir sermaye piyasası aracının son 30 günlük ortalama ağırlığı fon portföyünün %5'ine ulaşıyor veya üzerine çıkıyorsa, bu varlıkta yapılan her alım ve satım kararının araştırma ve analizle gerekçelendirilmesi gerekiyor.
Bu çalışmalar genel müdürün onayına sunulacak ve en az 5 yıl saklanacak.
Onay sonrasında da en fazla 15 günlük aralıklarla pozisyonun değeri, karşı taraf riski ve portföy yoğunlaşması genel müdüre raporlanacak.
Yani yüksek ağırlıklı pozisyonlarda portföy yöneticisinin kararları çok daha sıkı bir kurumsal kontrol altında olacak.
7- Serbest fonların içinde ne olduğunu artık daha sık göreceğiz
Bence yatırımcı açısından en olumlu değişikliklerden biri bu.
TEFAS'ta işlem gören serbest fonlar artık haftalık portföy dağılım raporu açıklayacak.
Raporlar ilgili haftayı takip eden 3 iş günü içinde KAP'ta yayımlanacak.
Bugüne kadar serbest fonların portföylerini ağırlıklı olarak aylık dağılımlardan takip ediyorduk.
Şimdi;
Hangi hisseyi artırıyor?
Hangisini azaltıyor?
Yoğunlaşma düşüyor mu?
Yeni bir hisseye mi geçiyor?
Yeni sınırlara uyum nasıl sağlanıyor?
çok daha yakından takip edilebilecek.
Özellikle 31 Aralık'a kadar pozisyon azaltması gereken serbest fonlarda haftalık portföy raporları önümüzdeki dönemde oldukça önemli olacak.
8- Serbest fon sayısında da fren geliyor
Portföy yönetim şirketlerinin kurduğu serbest fon sayısı artık istihdam edilen portföy yöneticisi sayısıyla ilişkilendiriliyor.
Bir PYŞ'nin serbest fon sayısı portföy yöneticisi sayısını aşamayacak.
Mevcut şirketlere bu konuda uzun bir geçiş süresi tanınıyor; uyum tarihi 30 Haziran 2029.
Ayrıca bir portföy yönetim şirketinin yönettiği ortalama kolektif portföy büyüklüğünün %50'den fazlasının serbest fonlardan oluşması halinde şirketin ödenmiş sermayesini nakden %10 artırması gerekecek.
Buradaki amaç basit:
Serbest fon sayısı ve büyüklüğü arttıkça, bunları yönetecek insan kaynağı ve şirketin sermayesi de artsın.
Bu nedenle yeni dönemde fon seçerken sadece;
“Son 1 yılda ne kadar kazandırmış?”
diye bakmak yeterli olmayacak.
Asıl soru şu olacak:
“Bu fon bu getiriyi nasıl elde etmiş ve yeni kurallar altında aynı stratejiyi devam ettirebilir mi?”
Bence yeni düzenlemenin yatırımcı açısından en önemli mesajı bu.
(Fonturkey X hesabı)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder