20 Eylül 2026 Pazar

EMRE ALKİN'İN REKTÖR OLDUĞU TOPKAPI ÜNİVERSİTESİNİ DE TERA GRUBU SATIN ALMIŞ ANCAK YASAL SÜREÇ BİTMEMİŞTİ... FON SKANDALINDAN ETKİLENME İHTİMALİ VAR

 

Soldan sağa: Emre Tezmen/Emre
Alkin/Kerem Alkin
- EKONOMİDE 'İYİ POLİS-KÖTÜ POLİS' ROLÜ OYNAYAN ALKİN KARDEŞLER FON SKANDALININ NERESİNDE?

- PEKİ KEREM ALKİN 90'Lİ YILLARIN BAŞINDA NEDEN PEŞİME DÜŞMÜŞTÜ?

Cahit UYANIK 

Hani bir laf vardir: Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma!

Türkiye tam da o günlerden geçiyor.

Bugün Tera Portföy yönetiminde bulunan iki 

iktisat profesörü Kerem ve Emre Alkin kardeşler gözaltına alındı. 

Bu iki hoca da kağıt üzerinde vlatandaşa yumurtalarını aynı sepete koymama, finansal okuryazarliga sahip olunarak tasarruflarını güvenli şekilde değerlendirmelerini tavsiye eden isimlerdi. Başta belirttim; meğer bu hocaların dediğini yapıp, yaptıklarını yapmamak gerekmiş. 

Bu iki ismin babaları Prof. Dr. Erdoğan Alkin de iktisat profesorüydü. 

Kurulduktan hemen sonraki yani 70'lı yılların yırtıcı TÜSİAD'inda ekonomi danışmanlığı da yapmıştı baba Alkin... 

Ama Tevfik Güngor Uras'a göre baba Alkin, paraya-pula pek önem vermez, iyi bir akademisyen olmaya çalışırdı. (Rahmetli Uğur Mumcu ise Baba Alkin'e verdiği danışmanlık hizmetleri nedeniyle 'holding profesörü' derdi. Baba Alkin 2013 yılında sanırım kanserden vefat etti.)

Çocukları babaları gibi çıktı denemez. 'İyi polis-kötü polis' misali Kerem mevcut iktidardan yana tavır aldı iyi polis oldu; Emre ise iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren kötü polis...

Birleştikleri nokta Tera'dan kazandıkları paraymiş meğer... Hatta Emre Alkin, -tesadüf müdür bilinmez- adaşı Emre Tezmen'e ait Tera Grubu, bahar aylarında Topkapi Üniversitesini satın aldıktan sonra da rektörlük görevini sürdürmüştü. (Umarım Tera olayının ucu bu üniversiteye uzanmaz.) Öte yandan Kerem Alkin, halen Topkapı Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı olarak görev yapıyor.


Soldan sağa: Emre/Erdoğan/Kerem Alkin

Şimdi can alıcı soru şu: İktisatcıligin aile meslegi olduğu Alkin Ailesinden bu kardeşler Tera'nın modernize ve hibritize edilmiş Ponzi Şeması veya Saadet Zincirinden haberdar miydi, değil miydi? Bence haberdar olmamaları mümkün değil. İkisi de İstanbul sosyetesi, medyasi ve finans camiası ile kolkola olan bu iki isim, iktisat profesörlüğü unvanı taşırken; birdenbire ortaya çıkan Emre Tezmen'in ne yaptığını bilmemeleri nasıl mümkün olabilir ki? Ben oportünistçe davranislari ve konuşmaları ile ünlü Emre Tezmen'in, kamuoyunda bilinen bu iki ismin popülaritesini sıradan vatandaşa güven duygusu telkin etmekte kullandığını düşünüyorum. Tabii ki ücreti mukabilinde...

Emre Alkin'i videoları, bazen sabredip okuduğum uzun yazılarından ve Türkiye eski güzellerinden, bir zamanlarin ünlü tv sunucusu Defne Samyeli ile (artik sona ermiş) ilişkisinden tanıyorum. Videolarinda hükumetin ekonomi politikalarını topa tutarken Topkapi Üniversitesi rektorluğune iki defa atanması aslinda bana çok ilginç gelmişti. Ama bunun kardeşinin, Saray ile yakın ilişkideki Kerem'in koruması sebebiyle olabildiğini de düşünmüştüm.

Kerem Alkin dedim de... Onunla 90'lı yılların başında bir anım oldu. Tansu Çiller henüz Ekonomiden Sorumlu Devlet bakaniydi; yıl 1992... Çiller'in 1986'da Turgut Özal tarafından kurulan iç borçlanma modelini değiştirip Amerikan Modeli iç borçlanmaya geçmek için çalışma başlattığı kulislerde duyulmuştu. Ama ayrıntısını kimse bulup yazamiyordu. 

Aslında Turgut Özal da 6  yıl önce Amerikan Modelini esas alarak Türkiye'nin kamu finansman ihtiyaçlarına göre haftalık düzenli ihalelere dayalı bir iç borçlanma modeli getirmişti. Ancak Çiller monopson (tek büyük müsteri) ve devlet olmanın gücüyle, aradan geçen yılların tecrübesi ve oluşan yeni ihtiyaçlara göre bunu biraz değiştirmek istiyordu. Amaç kamu borçlanmasinin vadesini uzatıp faizleri düşürmekti. Çiller bunun da Amerikan iç borçlanma modeli birebir uygulanırsa mümkün olduğunu düşünüyordu.

O yıllarda bilgiye hele hele teknik bir bilgiye ulaşmak çok zordu. Ben de ilgi çekecegini düsünerek, Amerikan İç Borçlanma Modelinin tam olarak nasıl olduğunu borsa ve yatirim dergisi Trend'de yayinlamak için araştırmaya başladım. DPT Kütüphanesini kurcaladim, birşey bulamadım. "Bir de ODTÜ Kütüphanesinde şansımı deneyeyim" dedim ve başarılı oldum. Oradaki bir yayında Amerikan İç Borçlanma Modelinin anlatıldığı bir makale buldum. O makaleden bir özet çıkarıp, kendi edindiğim bilgilerle destekleyerek Trend'de haber olarak yayinlayinca (linkini ayrica paylasacağim, gayet basit ve anlaşılır şekilde konuyu yazmışım, meraklıları okuyabilir) o zaman sanırım İstanbul Üniversitesinde asistan olan Kerem Alkin peşime düştü. Haberime bir övgü bir övgü... Hemen ardından ODTÜ'den aldığım makalenin bir örneğini kendisine fakslamamı rica etti.  Kırmadım elbette, gönderdim. Ne için kullanacağını bilmiyorum tabii ki...

(Tıklayın) İÇ BORÇLANMAYA AMERİKAN MODELİ GELİYOR

Daha sonra da birkaç kez başka değişik haber için de telefonlastik. Ama görüş almam gereken bir haber olursa babası Erdoğan Alkin'i arardim; düşüncesini paylasirdi. Kerem Alkin Ak Parti iktidara geldikten sonra dümeni tamamen oraya kırdı. Onlarin yayinlarinda kose yazarligi yapti. Hatta bir ara OECD Nezdinde Türkiye Temsilcisi yani büyukelçi bile oldu. 


Bakalım Alkin Kardeşler siyasi ve bürokratik boyutları her geçen gün dallanip budaklanan bu finans skandalından kurtulabilecekler mi?

Not-1: Çiller iç borçlanmada tam Amerikan modeline hiç geçemedi. Çiller iki yıl sonra mevcut sistem içinde kalarak, iç borç faizlerini zorlama yöntemlerle düşürmeye çalıştı ve bu anlamsız çabası büyük bir finansal ve ekonomik krizi tetikledi.

Not-2: Gemini AI'ya göre Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Mayıs-2026'da İstanbul Topkapı Üniversitesi'nin kurucu vakfının başında yer alarak YÖK onayıyla Mütevelli Heyeti Başkanı olarak görev yapmakta...  

​Üniversite, Türkiye'deki vakıf üniversiteleri mevzuatı gereği doğrudan Doğa Sigorta (Tera Grubu satın aldı. Rekabet Kurulu izni çıktı, Sigorta Denetleme Kurulu onayı ise bekleniyor) ve Tera Holding gibi grupların desteklediği Ayvansaray Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteriyormuş. 

Yani bir kaynak aktarımı olduysa Tera Olayının Topkapı Üniversitesini etkileme ihtimali de var.  Eyvah eyvah...

(Bu yazı 20 Eylül 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder