29 Temmuz 2026 Çarşamba
EKONOMİ HABERLERİ 'ÇEKTİ' SÖZCÜĞÜNDEN ÇOK ACI ÇEKİYOR
13 Haziran 2026 Cumartesi
84 YAŞINDAKİ TİCARET GAZETESİ KAĞIT BASKIYA SON VERDİ, YAYIN HAYATINI İNTERNETTEN SÜRDÜRECEK
![]() |
| Ticaret gazetesinin ilk sayısı |
Cahit UYANIK
İzmir, ekonomi gazeteciliğinde güçlü bir geleneğe sahiptir. Bu geleneğin en önemli temsilcilerinden, Süha Sukuti Tükel'in 1942'de kurduğu ve Türkiye'nin ilk ekonomi gazetesi olarak bilinen Ticaret Gazetesi’nin Sahibi Tükel Ailesi, gazetenin 84. yaşında radikal bir karar alarak basılı yayın alanından çekildi. Gazete yayın hayatına ticaretgazetesi.com.tr üzerinden devam edecek.
Ticaret gazetesi 2 Şubat 2026 tarihinde yayınına dijitalde devam etme kararı ile ilgili şu mesajı yayınladı:
"84 yıl boyunca matbaanın mürekkep kokusuyla, sayfaların hışırtısıyla ve her sabah kapı aralıklarından içeri süzülen bir alışkanlıkla hayatınıza eşlik ettik. Kurulduğumuz günden bu yana savaşlara, barışlara, sevinçlere, kayıplara; kısacası bu ülkenin ve bu kentin hafızasına tanıklık ettik. Gazetemiz, yalnızca haber veren bir yayın değil, aynı zamanda ortak bir belleğin, eleştirel düşüncenin ve kamusal sorumluluğun taşıyıcısı oldu.
3 Haziran 2026 Çarşamba
TÜRKİYE EKONOMİSİ, İLK KEZ İŞ ARAMAYA BAŞLAYAN GENÇLERE İŞ YARATMA YETENEĞİNİ KAYBETTİ - EKONOMİ YORUMCULARI İSE BUNU AÇIKLAMA YETENEĞİNİ YİTİRDİ
Cahit UYANIK
Eskiden...
Ekonomide büyüme oranı denilince...
Herkesin kullandığı bir dikiz aynası vardı:
Ekonomik büyüme yüzde 5,5'un altında açıklanır ise...
Herkes 'eyvah' derdi.
Çünkü yüzde 5,5'un altındaki büyüme, -nüfus artış hızı sebebiyle- ilk kez iş aramaya başlayan genç kitlelere yeni iş alanları açılamadığı anlamına gelirdi.
Bu sınır büyük ihtimal, DPT tarafından hesaplanmıştı.
Zaten onun içindir ki tüm kalkınma planları ve yıllık programlarda da ekonomik büyüme hedefi, hep asgariden (psikolojik bir bariyer) yüzde 5,5 olarak belirlenirdi.
Aradan yıllar aktı geçti.
Türkiye'de nüfus artış hızı düştü, ekonominin üretim yapısı değişti, GSYİH çok arttı, kentlerde yaşayanlar çoğaldı ve...
Türkiye ekonomisinin işsiz yaratmaması için belirlenen sınırın yüzde 4-4,5'a indiği düşünülür oldu.
30 Nisan 2026 Perşembe
TÜRKİYE'DE EKONOMİ KÖTÜ İKEN MANŞET İŞSİZLİK ORANI NİYE DÜŞÜK SEYREDİYOR? TÜİK, İŞSİZLİK ORANINI NASIL DÜŞÜK GÖSTERİYOR?
(BİRAZ UZUN VE SIKICI BİR YAZI AMA...)
İŞSİZLİK ORANINDAKİ DÜŞÜŞÜN GERÇEK SEBEBİ EKONOMİDEKİ İYİLEŞME Mİ? PEK DEĞİL.
YARATILAN DÜZGÜN VE KALİTELİ İŞLER AZALIYOR, BU ORTAMDA ASLINDA ARTMASI GEREKEN İŞSİZLİK ORANI İSE DÜŞÜYOR. ÇÜNKÜ...
Cahit UYANIK
2026-Mart ayı işgücü istatistiklerine göre, dar tanımlı işsizlik oranı 0,3 puan düşüşle yüzde 8,1 olmuş. Gerçek işsizliği yansıtan geniş tanımlı işsizlik (atıl işgücü oranı) ise martta 1,6 puan artışla yüzde 31,5’e yükselmiş. Peki doğru mu bu, işsizlik nasıl düşer, etrafta herkes işsizken...
TÜİĶ' işsizlik anketinde... "Evet, haftada 1-2 saatliğine gidip, 200 TL'ye merdiven siliyorum" diyen bile işsiz sayılmaz. Yeterki kapına gelen veya sana telefon açan anketöre öyle cevap ver... Yani son 1 ayda bir işte 1 saat bile çalışmışsanız işsiz değilsiniz. "Yahu ben işsizim, 200 TL'ye merdiven sildim diye nasıl işsiz sayılmam? Benim maaşım, sigortam yok ki!" derseniz; peki ne sayılırsınız? 'Eksik (atıl) istihdam'da sayılırsınız...
EKONOMİDE YARATILAN 'DOĞRU-DÜZGÜN İŞ' AZALIYOR
İşsizlik oranı yüzde 8,1'e gerilemiş ama Türkiye'de modern deyimle part-time, halk deyimiyle kıvır-zıvır işlerde çalışanların (işi olduğu varsayılan) oranı yüzde 31,5'a çıkmış ve rekor kırmış sonuçta... (Maaş alınamayan, sigortasız işlerle ömür geçirmeye çalışmak, toplumdaki yoğun geçim şikayetlerinin de ciddi bir belirtisi...)
Bir yanda yüzde 8,1, öbür yanda yüzde 31,5... Bütün bunlar neyi gösteriyor? Türkiye'de işsizliğin yüzde 8,1'e düşmesi, yaratılan tam zamanlı, sigortalı, düzgün işlerin giderek azaldığının kanıtı aslında... Bunu nereden anlıyoruz?
Çünkü insanlar, geçim derdiyle buldukları kıvır-zıvır işlerle kazanç sağlıyor ama gerçek anlamda istihdam edilmiyor. Yüzde 31,5'luk eksik istihdam oranındaki astronomik artış bunun kanıtı... Anlayacağınız; çalıştığı düzgün işini kaybeden biri, aynı kalitede iş bulamayıp eksik (atıl) istihdam bölgesine geçtiği için işsiz sayılmıyor. Yani işsizlik rakamı ve oranı düşük kalırken; eksik istihdam oranı arşa doğru tırmanıyor. Eğer ülkemizde doğru düzgün işlere girenlerin sayısı artsaydı, eksik (atıl) istihdam oranı bu kadar yüksek olmazdı.
19 Nisan 2026 Pazar
BİR GAZETECİLİK ÖDÜL TÖRENİ, DÖRT GÜZEL İZLENİM...

Cahit UYANIK
Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Altın Kalem-2025 Ekonomi Basını Başarı Ödülü Törenine; Ödül Seçici Kurul Üyesi olarak katıldım. Törenle ilgili habercilik diliyle yazılmış haberleri okumuşsunuzdur. Ben burada haberlerde okuyamayacağınız izlenimlerimi paylaşmak istiyorum:
● EMD Başkanı Mehmet Kaya'nın sosyal medya ortamlarındaki etkili haber içeriklerinin büyük bölümünün halen, geleneksel medyada yetişmiş muhabirler tarafından üretildiğine dikkat çekmesi önemliydi. Bu, sosyal medyanın haber amaçlı kullanımı ve geleceği açısından ilginç bir analizdi. Sosyal medya şirketlerinin haber üreten muhabir ve kuruluşlara telif benzeri ödemeler yapmasının zamanının gelip de geçmekte olduğunun da işaretiydi. Çünkü bazı ülkelerde Google ve çeşitli sosyal medya platformlarıyla bu tip anlaşmalar yapıldı diye biliyorum.
14 Nisan 2026 Salı
EKONOMİ MUHABİRLERİ DERNEĞİNİN (EMD) 2025 ALTIN KALEM ÖDÜLLERİ BELLİ OLDU
EMD 2025 Altın Kalem Ödülleri belli oldu
Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) tarafından düzenlenen 2025 Altın Kalem Ekonomi Basını Başarı Ödüllerini kazananlar açıklandı.
Altın Kalem Ödülleri, Grand Mercure Otel’de 17 Nisan 2026 Cuma günü düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.
2025 yılında yayımlanan haber, köşe yazısı, program ve röportajları kapsayan ödül jürisinde Cahit Uyanık, Sedat Alp, Naki Bakır, Hacer Boyacıoğlu, Gülçin Üstün Can, Banu Salman Keser, Fatma Orhan, Perin Pigey, Hülya Ömür Uylaş ve Özcan Yıldırım yer aldı.
Jürinin oylarıyla 2025 Altın Kalem ödülünü kazananlar şöyle:
▪ Ulusal Gazete Haberi: Sözcü Gazetesi'nde yayımlanan "57 milyona 3 jeneratör almamak için acı formül" başlıklı haberiyle Erdoğan Süzer.
▪ Ulusal Gazete Köşe Yazısı: T24.com'da "Bingöl ihalesinde vurgun, açık ihale ile önlendi" başlıklı yazısıyla Çiğdem Toker.
3 Nisan 2026 Cuma
YIKIM KARARI VERİLEN HAZİNE BİNASININ ANAP GENEL MERKEZİ BİNASI İLE NE ALAKASI VAR?
Cahit UYANIK
Arkitera adlı X hesabından bir haber:
"Doğan Tekeli ve Sami Sisa tarafından tasarlanan eski Hazine Müsteşarlığı binası depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılıyor."
Ankara'da çalışan ekonomi muhabirlerinin birçok anısı vardır bu bina ile... Bu bina aslında 80'li yılların sonunda Halkbank Genel Müdürlüğü olarak tasarlanmıştı. Halkbank o zamanlar Sıhhiye'de bir binada çalışıyordu. Hazine Müsteşarlığı ise Bakanlıklar'daki bir binada...
Derken.... Halkbank'ın hisselerini elinde tutan Hazine, inşatının bitmesine kısa süre kala bir Yüksek Planlama Kurulu kararı ile bu binaya el koydu. Halkbank ise gitti, bu binanın 5-6 km ilerisine, neredeyse bu binanın tıpatıp aynısını yaptırdı yıllar sonra; oraya taşındı... Böylece Hazine'den de intikamını almış oldu.
Hazine binasıyla ilgili 'şehir efsanesi' gibi bir 'gazetecilik efsanesi' de vardır.
8 Aralık 2025 Pazartesi
BAŞKENT NOTLARI / EKONOMİ BÜROKRATLARI 1996 SONBAHARINDA NEDEN BİR KRİZ BEKLEMİYOR?
BAŞKENT NOTLARI / EKONOMİDE 'ASAYİŞ BERKEMAL'
Cahit UYANIK
Ankara'da bugünlerde herkes Eylül ayında yeni bir ekonomik kriz çıkıp çıkmayacağına kafa yoruyor. Ancak bu konuda siyasetçiler dikkate alınacak bir şekilde konuşmuyor; çünkü hepsi taraflı... Kimi ekonomiye 'pembe gözlükler ile' bakıyor, kimisi de 'felaket tellallığı' peşinde... Bu konuda en tarafsız yorumları ekonomi bürokratlarının yapacağı kabul ediliyor. Konuştuğum bürokratların hepsi, Eylül'de veya daha ileriki aylarda bir ekonomik kriz çıkacağına inanmıyor.
Peki 'teknik bilgilerle konuşmayı seven' bu bürokratlar Eylül ayında neden bir ekonomik kriz çıkacağını düşünmüyor? En önemli sebep politikacıların artık iç borçlanmada ciddi bir hata yapmayacağına ilişkin kesin inanç... Çiller'in 5 Nisan Kararları öncesindeki faiz politikasını haklı ve doğru bulan ekonomi bürokratı kalmamış.
Ekonomi bürokratları 5 Nisan öncesinde iç borçlanmalarda yaşanan inadın sonuçlarının henüz hafızalarda taze olduğunu belirtiyor. Sohbetlerimizde sık sık 'Bu inat olmasa aslında 5 Nisan Krizi yaşanmayabilirdi' değerlendirmesini de duydum. Yani 5 Nisan Kararlarının alınmasına, sırf o dönemin başbakanı Tansu Çiller ile Hazine Müsteşarı Osman Ünsal'ın faizi düşürme sevdasının sebep olduğu düşüncesi artık 'genel kabul görmüş bir gerçek'... Şu anki iç borçlanmalar ise piyasa şartlarına göre, bir sorun yaşanmadan devam edip gidiyor.
Ekonomi bürokratlarının ikinci argümanı ise Türkiye'nin bu yılki hedef 2,5 milyar dolar iken daha ilk 6 ayda 2 milyar dolar dış borç bulması ve bu rakama ikinci 6 ayda 3 milyar dolar daha eklenerek 5 milyar dolara kolayca yükselebilecek olunması... Yani Hazine'nin eli, dış finansman imkanları açısından rahat görünüyor. Ekonomi bürokratlarının tek gizli korkusu, bu 3 milyar dolarlık ek finansman imkanının siyasetçilerin iç borçlanmadaki faiz takıntısını yeniden canlandırması. Ve bunun, sistemi bir kez daha alabora etme ihtimali... Bürokratlar bu senaryonun yaşanacağına ise pek inanmıyor.
11 Mayıs 2025 Pazar
TÜFE'DE YÜZDE 24'LÜK 2025 YILI HEDEFİ İÇİN KALAN PAY NASIL HESAPLANMALI?
TÜFE'de dört aylık artışın yüzde 13,36'yı bulmasından sonra yıl sonunun yüzde 24'lük tahmini için yüzde 9,39'luk, yüzde 29'luk üst sınır için yüzde 13,80'lik bir alan kaldığını yazdım ve bunu CNBC-e'deki programda da söyledim.
Yüzde 9,39 ve yüzde 13,80'i nasıl hesapladığımı soran, hatta aşağıdaki yöntemden yola çıkarak benim yanlış yaptığımı dile getirenler oldu.
Yaygın yanlış şu:
24-13,36=10,64
29-13,36=15,64
Ancak enflasyon hesaplaması öyle yapılamaz.
Aralık 2024'te 100 olan fiyat nisanda 113,36'ya yükseldi. Yıl sonu için öngörülen fiyat ise 124. Dolayısıyla aradaki fark, yüzde alınarak bulunur. Yani 113,36'dan 124'e çıkışın yüzdesi hesaplanır.
Bu değerlere göre 2024 sonundaki düzey 1, nisandaki 1,1336, yıl sonu tahmini 1,24. Buna göre hesaplama şöyle yapılır:
1,24/1,1336=1,0939; yani yüzde 9,39.
Bu hesaplama hesap makinesindeki yüzde işareti kullanılarak 124/113,36 şeklinde de yapılabilir.
(Ekonomim gazetesi köşe yazarı Alaattin Aktaş'ın X'teki 09 Mayıs 2025 tarihli paylaşımıdır)
3 Ocak 2025 Cuma
YAZDIĞIM İLK VE TEK MAGAZİN HABERİ BURAK KUT'UN DEMECİYDİ AMA SONRA ÖFKEMDEN YIRTIP ATMIŞTIM

Cahit UYANIK
Yeni yıla Burak Kut'la girilmiş. Burak Kut 1994 yılında TBMM'nin açıIış resepsiyonuna gelmişti. O zamanlar Meclis 1 Eylül'de calışmaya başlıyor ve resepsiyon da bahçede yapılıyordu.
Burak tamamen beyaz bir smokin giymişti. Elinde içki kadehi bir köşede duruyordu. Ben de yeni çıkan Akşam gazetesinde ekonomi muhabiriydim. Genç yıldızla kimse ilgilenmiyordu, öyle kala kalmıştı. Ben de yanına gidip kendimi tanıttım, birkaç soru sordum.
Söylediklerinin içeriğini şimdi hiç anımsamıyorum ama bana verdiği demeci gidip haber yaptım. Günlerce bekledim, gazeteye girmedi. Nedendir bilemedim ama kulağıma İstanbul'daki haber tanrılarının "Ekonomi muhabiri neden magazin haberi yapmış ki?" dedikleri çalındı sonra...
Ben de böylece meslek hayatında yazdıgım ilk ve tek magazin haberini birkaç hafta sonra yırtıp çöpe attım öfkeyle... Keşke atmasaymışım ya, paylaşırdım burada ve blogumda..
Burak Kut zenci gırtlaklı çok iyi bir ses sanatcısıdır, bu da en iyi şarkılarından biridir.
(Bu yazı 01.01.2025 tarihinde Instagram sayfamda yayınlanmıştır.)
17 Ağustos 2024 Cumartesi
BAŞKENTTEN YANSIMALAR / İŞSİZLİK VE KARARSIZ DENGE
Cahit UYANIK
Geçen hafta Yüksek Planlama Kurulu ilk toplantısını yaptı. İlk tahminlere göre 2004 yılında kişi başına düşen milli gelirin 3 bin 600 doların üzerine çıkacağı hesaplanıyor. 2001 yılında bu rakam 2 bin 100 dolar düzeyine kadar inmişti. Anlaşılan o ki kriz Türkiye'de gelir dağılımı pastasını iyice altüst etti. Çünkü milli gelirin dengeli dağılıp dağılmadığının en önemli göstergelerinden biri olan işsizlik oranlarında hiç bir iyileşme yaşanmazken, milli gelirin kriz öncesindeki rakamlara tırmanması açıkça bu anlama geliyor.
Krizden önce bir iş sahibi ve milli gelir pastasından pay almakta iken, kriz sonrasında gelir düzeyi sıfıra düşen, borç harç yaşayarak iş bulduktan sonraki gelirini bile ipotek eden insanların milli gelire yansıması bu şekilde oluyor. Gelgelelim bu acı tablo kimse tarafından dile getirilmiyor. İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım. Başta gazetelerin ekonomi sayfaları olmak üzere, dolar cinsinden maaşları cebe atan ekonomi sütunu sahiplerinin bu gerçeği dillendirmemesi çok acı...
27 Mayıs 2024 Pazartesi
BAŞKENTTEN YANSIMALAR / VUR DEYİNCE ÖLDÜRMEK
Cahit UYANIK
Türk toplumunun derdi ölçüsüzlük, vur deyince öldürür. IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli, Türkiye-IMF ilişkilerinin geride kalan 50 yılında acaba Türkiye'ye gelen kaçıncı misyon şefi? Belki 10, belki 15... Hiç misyon şefi görmemiş gibi 15-20 kameralı, canlı yayın araçları ile mücehhez, dakikada bir canlı yayınlar yapılarak; zavallı bir misyon şefine IMF Başkanı değeri atfetmek olsa olsa bizim gibi bir basında görülürdü. Ve görüldü de... Olayın baklava-börekli televole muhabbeti kısmını ise hiç açmıyorum. Bu söylediklerim iğnenin bize batan bölümü...
Sıra geldi çuvaldıza... Türk toplumunun derdi ölçüsüzlük demiştik. IMF Heyetini şimdiye kadar dolmuş usulü minibüslere doldurup bürokrasi turu attıran ekonomi yönetimi, acaba neden şimdi zırhlı araçlara, atmaca bakışlı yakın korumalara, ekonomi muhabirlerini tepeden tırnağa aramak gibi 'zecri' tedbirlere başvuruyor?
3 Mayıs 2024 Cuma
BAŞKENTTEN YANSIMALAR / EMD ETİK İLKELERİ VE MEDYA
Cahit UYANIK
Son günlerde gazetecilik mesleği örgütsel bir hareketlilik gösteriyor. Gün geçmiyor ki bu mesleğin sorunlarına ilişkin yeni bir toplantı veya girişim ortaya çıkmasın... Türkiye Gazeteler Cemiyetinin mesleğin sorunlarının çözümüne dört elle sarılmaya başlaması, Gazeteciler Meclisinin oluşturularak sadece gazetecilik bağlamındaki sorunlara ilişkin politika geliştireceğini açıklaması, Ragıp Duran'ın cezaevine konulması öncesi gösterilen ortak tepki bunun en önemli göstergesiydi.
Ekonomi gazeteciliği artık Türk basınının geneli içinde önemli bir ağırlığa sahip. Bu dal tıpkı Türkiye ekonomisi gibi çok dinamik. Her gün yeni bir gelişme yaşanan ekonomiyi izleyen gazetecilerin, kendilerini bazı kurallar çerçevesinde özdenetime tabi tutmaları çok zor bir olgu. Ancak zor da olsa özdenetimin mutlaka yapılması gerekiyor.
Bu köşeyi takip edenler hatırlayacaklardır; bir süre önce Ekonomi Muhabirleri Derneğinin (EMD) belirlediği 10 Etik İlke'den bahsetmiştim. EMD şimdi bu etik ilkeleri kamuoyuyla paylaşarak, olgunlaştırıp geliştirmek istiyor. EMD bu amaçla önümüzdeki Çarşamba günü Ankara'da önemli bir panel düzenledi: EMD Etik İlkeleri Işığında Medya ve Etik.
2 Mayıs 2024 Perşembe
BAŞKENTTEN YANSIMALAR / EMD'NİN ETİK İLKELERİ
Cahit UYANIK
Türk basınında 1980 sonrasında en hızlı gelişen alt disiplin ekonomi gazeteciliği. Ekonomi gazetecilerinin bir meslek örgütü var: Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD). 1987 yılında ekonomi yayıncılığına gönül vermiş bir grup Ankaralı gazetecinin kurduğu bu dernek, şimdiye kadar saygınlık ve bağımsızlığından en ufak bir ödün bile vermedi.
İstanbul Şubesi de dahil edildiğinde kayıtlı üye sayısı 400'e ulaşan EMD, zamanlamasını çok iyi ayarladığı çıkışlarıyla Türk basınında güçlü bir yer edindi. EMD geçen yıl Mayıs ayında yaptığı Olağanüstü Genel Kurul'da bir Etik Komisyonu kurulmasını kararlaştırarak güçlü çıkışlarına bir yenisini daha ekledi. Bu komisyon, ekonomi gazeteciliğinin çeşitli nedenlerle tehlikeli bir mecraya doğru yöneldiği bir ortamda kuruldu.
EMD'ye ulaşan resmi ve gayriresmi şikayetler, eleştiriler ve tavsiyelere göre; bazı ekonomi gazetecileri bilerek veya bilmeyerek meslek onurunu zedeleyeci davranışların içinde bulunabiliyorlardı. Gazetecilerin bu davranışlarına çanak tutan çeşitli menfaat grupları elbette olacaktı. Bunlarla da mücadele yolu seçilebilirdi. Ancak en etkili denetimin özdenetim olduğu gerçeğinden yola çıkan EMD, o komisyona Etik İlkeleri Bildirgesi hazırlama görevi verdi.
18 Nisan 2024 Perşembe
SOMON RENGİ KAĞIDA BASILAN SON GAZETE DÜNYA, TAMAMEN BEYAZ KAĞIDA DÖNDÜ
Cahit UYANIK
Dünya Gazetesi...
31 yıl aradan sonra ilk 2 ve son 2 sayfasını somon rengi kağıda basma geleneğinden vazgeçmiş...
İlgilenenler ve basın tarihi yazanların dikkatine sunulur...
(Bu yazı 21 Kasım 2019 tarihinde Twitter sayfamda yayınlanmıştır.)
29 Mart 2024 Cuma
BAŞKENTTEN YANSIMALAR / EKONOMİ GAZETECİLİĞİ TELEVOLELEŞİYOR MU?
Cahit UYANIK
Zaman zaman bu sütunda kendi mesleğimizle ilgili konulara yer vermeye çalışıyorum. Ekonomi gazeteciliğinin artık bir kavşak noktasına yaklaştığının somut belirtileri ortada. Mesleğimizdeki temel sorunsal, tam uzmanlaşmanın sağlanamaması ve manipülasyon kültürünün yavaş yavaş yer etmeye başlaması.
Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD), geçen hafta ODTÜ Ekonomi Günleri çerçevesinde ekonomi gazeteciliğin dünü, bugünü ve geleceğini tartıştırdı. Toplantının bizatihi kendisi, ekonomi gazeteciliğinin konuşulduğu nadir toplantılardan biriydi. Buna benzer bir konu, en son 1980'li yılların başında Hürriyet Vakfının düzenlediği toplantılar dizisinde tartışılmıştı. EMD'nin toplantısı böylece bu konuda yapılan ikinci toplantı olarak tarihe geçti.
27 Mart 2024 Çarşamba
BÜLENT ECEVİT 1956 YILINDA, GAZİANTEP'LE İLGİLİ 8 GÜNLÜK YAZI DİZİSİ YAZIP YAYINLAMIŞ
Cahit UYANIK
Rahmetli Bülent Ecevit'i çok severim.
Ecevit, Türk milletini çok iyi tanıyan, yüreği onun iyiliği için çarpan
Nadir siyasetçilerden biriydi çünkü.
Ecevit öz olarak bir gazeteciydi.
Ülkesini, milletini iyi tanımasında mesleğinin büyük rolü vardı.
Bu cümlem öyle basmakalıp bir cümle değil.
Ecevit, 31 yaşında genç bir gazeteci iken...
1956 yılında Gaziantep'e gelmiş ve 5 gün kalmış.
Bu seyahatindeki izlenimlerini Ulus gazetesinde
8 günlük bir yazı dizisi olarak yayınlamış.
Bu yazı dizisini 1-2 gün içinde blogumda sizlerle paylaşacağım.
(Tıklayınız) 1956 YILINDA BÜLENT ECEVİT'İN KALEMİNDEN: GAZİANTEP-1 / GEREKLİ ADAMLAR ŞEHRİ
27 Şubat 2024 Salı
TCMB’NİN 2004'TEKİ YÖNGÖRÜ TOPLANTISI... KÖPRÜNÜN ALTINDAN ÇOK SULAR AKTI
Cahit UYANIK
Yıl 2004/Eylül ayı... Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Genel Başkanı olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Silivri'de düzenlediği "Yöngörü Toplantısı"na katılmışım. Amaç, TCMB'nin nereye doğru evrilmesi gerektiği sorusuna yanıt bulmak...
Çünkü Avrupa Birliğinden müzakere tarihi almak üzereyiz ve ufukta TL'den çıkıp Euro'ya geçme ihtimali belirmiş. Tabii ki modern bir merkez bankasına çok iş düşecek burada... (Nitekim 3 ay sonra AB bize tam üyelik müzakerelerine başlanacağını resmen bildiriyor) Ama zaman ve realiteler acımasız; gitgide tam üyelik müzakeresinin esamesi bile okunmaz olmuş ve...
TCMB için köprünün altından çok sular akmış geride kalan 20 yılda...
14 Aralık 2023 Perşembe
SEN DE AKLINI KULLAN, TL'Yİ KORU!
Cahit UYANIK
Ahaber TV'nin internet sitesi FED'in faiz artışını "skandal" diye yorumlamış...
Herkes kendi türküsünü söyler. FED kendi parasını koruyup kollamakla yükümlüdür.
Ne demişti 71'de ABD Hazine Bakanı: Dolar bizim paramız ama sizin probleminiz...
Beyaz saçlı kadın Yellen'in umurunda mı TL, Türkiye, Tayyip veya Trump...
Merkez Bankası bağımsızlığının bedelini çok ağır şekillerde ödemiş ABD ne yapacaktı?
Bize mi soracaktı?
31 Ocak 2023 Salı
ESNAFIN FİNANSMANI VE TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ
Cahit UYANIK







