Gensoru Önergesi /
KABAK TADI VEREN SENARYOLAR
Ankara, kabul edildiğinde ANAYOL Azınlık Hükümetinin düşeceği gensoru görüşmesi haftasına bir sonraki hükümetin nasıl kurulabileceğine ilişkin artık kabak tadı veren senaryolarla giriyor. Milli Mutabakat, ANAYOL-SOL, RP+ANAP, RP+DYP ile DYP ortaklığında RP Lideri Erbakan'ın Başbakan olacağı erken seçim hükümeti kulislerde konuşuluyor.
Cahit UYANIK
Türkiye yine bu haftaya siyasi çalkantılarla giriyor. 2 Haziran 1996 Yerel Ara Seçimi sonuçları bu çalkantının ilk kaynağı... Partiler, bu seçime büyük önem veriyor. Çünkü Türkiye'deki seçmen kitlesinin yaklaşık yüzde 2'si 6 aylık aradan sonra bir kez daha sandık başına gidiyor. Bu seçim partiler için 'Devlet kesesinden yapılan büyük bir kamuoyu yoklaması' gibi... Seçim sonuçları hafta boyunca zihinleri meşgul edecek olan 'Gensoru önergesi kabul mü, ret mi edilecek?" sorusunun cevabının verilmesini belki de daha kolaylaştıracak.
TBMM, Pazartesi günü toplanarak Refah Partisi (RP) tarafından verilen gensoru önergesi için ilk adımı atacak. Bu görüşmede Meclis, gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağını tartışacak. Aslında gensorunun kaderini bu oylamanın belirleyeceğini söylemek pek yanlış olmaz. Eğer gensorunun gündeme alınması kabul görürse, Çarşamba günü esas görüşmeye geçilecek. Gensorunun kabul edilip edilmeyeceği de 7 Haziran 1996-Cuma günü belli olacak. Kendisini hedefleyen gensoru kabul edildiği takdirde, Başbakan Mesut Yılmaz istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sunacak. Böylece Türkiye Cumhuriyetinin 53. Hükümeti bir gensoru önergesi sonucu tarihe karışacak.
Artık azınlık hükümetine kimse cesaret edemez
Ankara kulislerinde konuşulanlara göre -son anda sürpriz bir gelişme olmazsa- Mesut Yılmaz Hükümetinin düşeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Çünkü RP, DYP, CHP ve BBP liderleri kesin tavırlarını 'Gensoruyu kabul' yönünde açıkladı. Bu dört partinin toplam milletvekili sayısı 300'ü aşıyor. Meclis'teki tüm siyasi partiler yeni bir hükümet kurulabileceğini belirtiyor ama bunun nasıl olacağı konusunda kimse net bir fikir ileri süremiyor. Ancak Ankara'da iyice netleşen tek siyasi sonuç şu: Artık kimse azınlık hükümetine cesaret edemez. Azınlık hükümeti yerine seçim yapmak daha isabetlidir.
Azınlık formülü rafa kaldırılınca geriye iki ihtimal kalıyor: Ya çoğunluk hükümeti ya erken seçim... Çoğunluk hükümeti denilince yine merkez sağdaki çekişmeler öne çıkıyor. Çünkü ANAP ve DYP birbirlerini RP ile aldatmakta suçladiğı için, kimse bu parti ile işbirliği yapacağını açıklayamıyor. Çoğunluk hükümeti denilince bir başka faktör de Demirel'in 'Güvenoyu garantisi görmeden kimseyi görevlendirmem" demesi... Bazı kurt politikacılara göre Demirel'in bu sözleri Milli Mutabakat Hükümetine zemin hazırlama amacı taşıyor.
Demirel, Milli Mutabakat Hükümeti istiyor
Demirel'in kafasındaki hükümet modeli, Meclis'te herkesin güvendiği bir ismi görevlendirerek, tüm partilerden bakanların yer alacağı bir kabine kurulması esasına dayanıyor. Ancak bu formülün işleyebilmesi için ANAYOL Hükümetinin gensoru ile düşeceği 7 Haziran 1996'dan itibaren 45 gün geçmesi gerekiyor. Yani 22 Temmuz 1996'da Milli Mutabakat Hükümeti kurdurabilmek için top resmen Demirel'e geçmiş olacak. Demirel'in tereddüt etmeden bu noktada bir erken seçim hükümeti değil Milli Mutabakat Hükümeti kurduracağı öngörülüyor. Ancak DYP bu tarihte büyük kongreyi toplayacağını açıklamıştı. Milli Mutabakat Hükümeti formülü o tarihe kadar olgunlaşırsa DYP'nin kongreyi ileri bir tarihe alabileceği düşünülüyor. Demirel'in Milli Mutabakat Hükümeti üzerinde durmasının bir nedeni de Meclis'te yoğunlaşan araştırma ve soruşturma önergeleri... Demirel böyle bir hükümet işbaşında bulunursa milletvekillerinin parti içi denge hesaplarından uzakta kendi vicdanlarının sesini dinleyerek rahatça oy kullanabileceklerini düşünüyor.
Sol parti destekli ANAYOL-SOL için 3 formül
Ankara'da konuşulan ikinci önemli formül de ANAYOL-SOL olarak özetleniyor. Yani ANAP-DYP-DSP veya ANAP-DYP-CHP Koalisyonu... Burada ise tüm siyasi hesapları şekillendiren 'Başbakanlık sorunu' yeniden beliriyor. Bazı beklentilere göre böyle bir koalisyon kurulduğu taktirde tüm liderler kabine dışı kalacak. Ancak mevcut ANAYOL Azınlık Hükümetinde Çiller ve Ecevit'in kabine dışı kalmasının dengeleri altüst ettiği hesaplanarak benzeri bir formüle pek şans tanınmıyor. ANAYOL-SOL için ikinci başbakanlık formülü ise Bülent Ecevit... Ancak DSP Lideri Ecevit'in hangi koşullarda böyle bir sorumluluğu kabul edeceği meçhul. Başbakan'ın belirsiz olduğu üçüncü formülde ise Baykal'ın hükümete ancak çok büyük tavizler alırsa girmeye razı edilebileceği gün gibi aşikar.
En çok el yakan hükümet senaryosu: RP+DYP veya RP+ANAP...
Sol parti destekli ANAYOL formülünün ötesinde Ankara kulislerinde en çok el yakan hükümet oluşumu formülü ise RP ile işbirliğine dayanıyor. DSP ve CHP bu konuya olumsuz yaklaşımlarından hiç ödün vermezken, geriye kala kala DYP ve ANAP kalıyor. Ancak her iki parti de RP'nin, birinci parti olmanın da etkisiyle iktidarda takınacağı 'pişkin' tavırlardan çekiniyor ve bunun hükümeti zehirleyeceğini düşünüyorlar. Sonuçta DYP ve ANAP, dar köprüde karşılaşan iki inatçı keçi gibiler ki bu mizansende dar köprü RP... 'RP ile işbirliği yapan merkez sağ partinin köprüden geçeyim derken aşağı düşeceği' kulislerde sık sık dile getirilen korku senaryosu...
RP ile Erbakan'ın başbakanlığında kim seçim hükümeti kuracak?
24 Aralık 1995'te sandikta kurulan zor siyasi denklemin bir başka çözüm yolu ise 1 yıl bile dolmadan yapılacak 'çok ama çok erken' bir erken seçimden geçiyor. Aslında erken seçim denilince hem DYP hem ANAP'ın tüyleri diken diken oluyor. Çünkü RP ve DSP'nin yeni bir seçimde oylarını artıracağına herkes kesin gözüyle bakıyor. RP'li bir seçim hükümetini kabul eden muhtemel ortağın Erbakan'ın başbakanlığını da kabul etmesi gerekiyor. Çünkü Hoca her platformda iktidar ortaklığı için kendi başbakanlığını şart koşuyor.
Böyle bir kabullenme durumunda merkez sağdan gelen müstakbel ortağın, kendi seçmen tabanına RP'nin dini duyguları istismar eden söylemlerine nasıl katlandığını izah etmesi de gerekli görünüyor. DYP ve ANAP'ın üçüncü, dördüncü dereceden yetkilileri 'Gerekirse RP ile seçim hükümeti kurarız' diyor ama liderler henüz son sözlerini söylemiş değil. Şimdi herkes bu Pazar günkü ara yerel seçim sonuçları ile hemen izleyen günlerde gensoru önergesi ile ANAYOL Hükümetinin düşüp düşmeyeceğini bekliyor. Bu iki önemli siyasi gelişmenin ardından ise gündemimiz artık 'kabak tadı veren' yeni hükümet senaryoları olacak.
------------
ANAP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan:
"DYP+RP iktidar, Erbakan başbakan olacak"
"2 Haziran seçimlerinden sonra DYP ile RP ortak hükümet kuracak, başbakanı da Erbakan olacak. Bu konuda ciddi duyumlarımız var. İki parti seçim hükümeti kurup, kendileri istedikleri zaman seçim yapacaklar. Ama bu hükümet hizmet değil birbirlerinin yolsuzluğunu örtmek için kurulacak. Mevcut hükümet yıkılırsa müsebbibi Çiller'dir."
DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci:
"RP ile ancak seçim hükümeti kurarız"
"ANAYOL Hükümeti verilen gensoru ile düşecek, bu kesin. Verilen gensoru, bir siyasi manevra değil. ANAP'ın en büyük ortağı DYP'nin desteğini çektiğini söylüyoruz biz.. Anayasa Mahkemesi ANAYOL güven oylamasını iptal etti ama hala ANAP hükümette kalacağım diyor. Bizim sorunumuz zaten ANAP ile değil, genel başkanı ile... Bu genel başkanla artık siyaseten beraber olmamız mümkün değil. Biz DYP olarak RP dışındaki her parti ile icraata varız. RP ile ancak bir seçim hükümeti kurabiliriz."
-----------
Meclis'teki son sandalye dağılımı
RP: 158
DYP: 134
ANAP: 125
DSP: 75
CHP: 49
BBP: 7
BAĞIMSIZ: 1
BOŞ: 1
TOPLAM: 550
(Bu haber-analiz haftalık İntermedya Ekonomi dergisinin 02-08 Haziran 1996 tarihli, Yıl: 3, Sayı:18 de yayınlanmıştır.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder