- BU İKİ ŞİRKET SİNERJİ YARATARAK SEKTÖRDEKİ YABANCI AĞIRLIĞINI DENGELEMEK İÇİN 6 KAMU SİGORTA ŞİRKETİNİN BİRLEŞTİRİLMESİYLE KURULMUŞTU
- BU İYİ NİYETLİ GİRİŞİM MAALESEF BİR 'FİNANS VE SİGORTA OTOKRATI'NIN (TAHA ÇAKMAK) AÇGÖZLÜLÜK VE BASİRETSİZLİĞİ DUVARINA ÇARPTI
- TÜRKİYE SİGORTA GENEL MÜDÜRÜ TAHA ÇAKMAK, ÜLKEMİZDEKİ 170-180 YILLIK GİRİŞİMCİ-BÜROKRATLIĞIN (GİROKRAT) EN BERBAT ÖRNEKLERİNDEN BİRİ OLARAK TARİHE GEÇTİ
Cahit UYANIK
'Türkiye Sigorta' ile 'Türkiye Hayat ve Emeklilik' şirketleri bundan 6 yıl önce kamunun tüm sigorta şirketlerinin birleştirilmesiyle kuruldular. Ancak bunlardan Türkiye Sigorta maalesef fon soygununun 'numunelik' şirketi oldu.
Oysa bu birleşme sinerji yaratarak, sigorta ve re-asürans (sigortayı sigorta etmek) sektöründe yabancı şirket ağırlığını dengelemek ve azaltmak için Türkiye Varlık Fonu tarafından gerçekleştirilmişti. Yani bu fakir milletin varlıkları daha iyi değerlendirilebilsin diye uygulamaya konmuştu. "Kamu parasında tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır" kültüründen habersiz bir 'yağmacı ve basiretsiz idareci faciası' sebebiyle bu güzel hedef hüsrana uğradı.
Söylemek 'dile kolay' geliyor olsa da, Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat ve Emeklilik şirketleri aslında 6 ayrı şirket demekti... Kamunun 2020 yılında birleşen sigorta şirketleri şunlardı:
1) Ziraat Sigorta
2) Halk Sigorta
3) Güneş Sigorta (Vakıfbank iştiraki)
4) Ziraat Hayat ve Emeklilik
5) Halk Hayat ve Emeklilik
6) Vakıf Hayat ve Emeklilik
Elementer (hayat dışı) sigorta tarafı 'Türkiye Sigorta'; bireysel emeklilik ve hayat sigortası tarafı ise 'Türkiye Hayat ve Emeklilik' adı altında birleştirilmişti. Türkiye Sigorta artık borsada işlem gören Güneş Sigortayı kapsadığı için BİST şirketi de oldu. Türkiye Hayat ve Emeklilik ise borsada işlem görmüyordu.
Taha Çakmak isimli finans ve sigorta dahisi (!) -soyulup soğana çevrilmesine sebep olsun diye belki de- 2023 yılında iki şirketin de genel müdürü yapılmıştı. Neden iki ayrı genel müdür atanmaz ki bu iki büyük şirkete; anlamak da mümkün değil... İkisi de sigortacı da olsa, birbirinden oldukça farklı işler yapıyorlar halbuki...
Bu iki şirketin 8,2 milyonu bireysel emeklilik ve hayat sigortasından gelen toplam 13 milyonu aşkın müşterisi bulunuyor. İki şirketin toplam aktif büyüklüğü (3/4'ü bireysel emeklilikte olmak üzere) 800 milyar liraya yaklaşmıştı. Şirketin bireysel emeklilik piyasasındaki payı yüzde 23, elementer sigortada ise yüzde 15'ti.
Türkiye Sigorta yani elementer sigorta ile uğraşan TURSG hissesi 2021 yılında 57 kuruş iken 2025 yılında 8,87 TL'ye kadar yükseldi. TURSG da diğer tüm sigorta şirketleri gibi yüksek tutarda primler (kaynak) toplayarak hissesini ve değerini yükseltti. Ancak az önce baktım TURSG hissesi 3,05 TL'ye kadar düşmüştü. Sebep, günlerdir beklenen şeydi ve şirket bugün bilançosunda fon soygunu sebebiyle 16 milyar TL zarar karşılığı ayıracağını açıkladı. Yani 'finans ve sigorta otokratı' Taha Çakmak, senden-benden kesilen sigorta primleriyle oluşmuş kaynakları TERA fonlarına ve bazı özel şirket tahvillerine açgözlülükle yönlendirmiş ve dağıtmış, kimseye de hesap vermemişti.
Yine Taha Çakmak'ın yönettiği 'Türkiye Hayat ve Emeklilik'te dönen dolaplar ise henüz açıklanmadı. 'Türkiye Sigorta'nın üç kat büyüklüğündeki bu şirkette de, belki benzeri olaylar yaşandıysa toplam zarar 50-60 milyar TL'yi bile geçebilir. Onu da bekleyip göreceğiz.
Türkiye'de kamu girişimciliği 1800'lerin ortasından bu yana yani neredeyse 170-180 senedir bürokratlar tarafından yönetiliyor. Kamu girişimciliği Cumhuriyetin ilanından sonra birçok başarılı örneği ile zirveye çıktı ve 90'lı yıllarda esmeye başlayan özelleştirme rüzgarı ile gücü azalmaya başladı. 90'lı yıllarda bazı akademisyenler kamu şirketlerini kuran ve işleten bürokratlara 'girişimci-bürokrat (girokrat)' demişti. Türkiye Varlık Fonu ve buna bağlı kamu şirketlerini yöneten isimler bu 'girokrasi'nin 2000'li yıllardaki versiyonuydular. Taha Çakmak ise girokratların en berbat örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
NOT: Türkiye Sigorta’dan fon krizinin bilançosuna etkisine ilişkin dikkat çekici bir açıklama geldi. Şirket, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) incelemeleri kapsamında, 30 Eylül 2026 tarihli taslak finansal tablolarına yansıtılmak üzere milyarlarca liralık karşılık ayırdığını duyurdu.
Şirketin açıklamasına göre, söz konusu risklerin tamamı için yüzde 100 oranında karşılık ayrıldı. Ek karşılıkların vergi öncesi gider etkisi 15 milyar 831 milyon 728 bin 459 TL, vergi sonrası net gider etkisi ise 10 milyar 942 milyon 209 bin 921 TL olarak hesaplandı.
Türkiye Sigorta’nın açıklamasında karşılık ayrılmasına neden olan riskler üç ana başlık altında toplandı.
Buna göre, ödünç menkul kıymet işlemleri kapsamında vadesinde iade edilmeyen devlet iç borçlanma senetleri için 8 milyar 963 milyon 261 bin 741 TL risk tutarı belirlendi.
Kupon veya itfa tarihi gelmiş olmasına rağmen temerrüde düşen ihraççılara ait özel sektör tahvilleri, VDMK ve katılım hesapları için belirlenen risk tutarı 3 milyar 983 milyon 344 bin 231 TL oldu.
Üçüncü kalemde ise henüz temerrüt gerçekleşmemiş olmasına rağmen, ihraççıların bağlı bulunduğu şirketler topluluğuna ilişkin riskler nedeniyle karşılık ayrılması uygun görülen kıymetler (özel sektör tahvilleri) yer aldı. Bu kalemdeki risk tutarı 2 milyar 685 milyon 122 bin 487 TL olarak açıklandı. Şirket, söz konusu ihraççıların ilişkili tarafı olmadığını da özellikle vurguladı.
(Bu yazı 30 Ekim 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder