Türk Eximbank Genel Müdürü Ersoy Volkan'dan müjde: 
Ersoy Volkan
"44 TRİLYON LİRALIK KREDİ İHRACATÇIYI BEKLİYOR"
İhracat artışı sağlamak için kollar sıvandı. Türk Eximbank, ihracatçılara üretim aşamasında kullandırdığı ve geçen yıl 19,4 trilyon liralık hacme ulaşan sevk öncesi ihracat kredilerini kriz yılı 1994'te yüzde 127'lik artışla 44 trilyon liraya yükseltecek.
Cahit UYANIK
Türkiye, uzun zamandır ihracatını artırmak için uğraşıyor ama bir türlü başaramıyordu. Yılbaşından bu yana döviz kurlarındaki hızlı tırmanışın da desteği ile ihracatta ilk olumlu sinyaller gelmeye başladı. Bundan sonra ise -deyim yerindeyse- top Türk Eximbank'a geçti. Türk Eximbank'ın çiçeği burnunda Genel Müdürü Ersoy Volkan, Ekonomik Trend'e yaptığı açıklamada bu yıl toplam 44 trilyon lira kredi kullandıracaklarını bildirdi. Sorularımızı cevaplandiran Volkan, ihracat kredilerine uygulanan faiz oranlarında ise yeni bir artışa gitmeyi düşünmediklerini ifade etti:
Ekonomik Trend: Türk Eximbank, ihracat olgusu ve ihracatın desteklenmesi açısından bakıldığında nereye konumlanmış durumda?
Volkan: Gelişmiş ülkelerde ihracat desteklerinin doğrudan parasal teşviklerden ziyade kredi, ihracat garantisi ve ihracat sigortası mekanizmaları ile 'dolaylı olarak' sağlandığı; üretim sürecinden başlayarak teşvikler uygulandığı görülüyor. Yani ihracatın desteklenmesi 'ön yatırım teşvikleri' ile oluyor. Daha sonra da yine üretim aşamasında; ihraç malları girdilerine sübvansiyonlar verilip ürünün maliyeti azaltılıyor. Son aşamada ise ihracat garantisi ve ihracat sigortası yoluyla ihraç edilecek mala uluslararası pazarlarda rekabet gücü kazandırılması amaçlanıyor.
Türk Eximbank kurulduğu günden beri ihracatçılar için çeşitli kredi, garanti ve sigorta programları geliştiriyor. İhracatçılar ve yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitlere, gelişmiş ülke ihracat finansman kuruluşlarının yıllardır kullandırdığı enstrümanların aynısından yararlanma imkanı sağlıyoruz. İhracata sağlanan teşviklerde sektörel tercihler ortaya koyuyoruz. Bu tercihlerin ise dinamik mukayeseli üstünlükler ile rekabetçi potansiyeli olan sektörler lehine yapılmasını sağlıyoruz ki, kaynakları etkin kullanabilelim.
- Yaşanan ekonomik krizle mücadelede Türk Eximbank bu yıl neler yapmayı planlıyor?
Volkan: Türk Eximbank 1994 yılında da Türk ihracatçısı ve taahhüt sektörünü elindeki tüm kaynaklarla desteklemeye devam edecek. Mevcut uygulanan ve ihracatçılarımızı daha üretim aşamasında desteklediğimiz Sevk Öncesi İhracat Kredisi (SÖİK) uygulaması ihracat artışına paralel olarak genişletilecek. Ayrıca KOBİ'ler için ayrı bir kredi uygulaması da başlatıldı. Kredi programlarında -talep edildiği şekilde- döviz seçenekli kullanım ise 'İhracat Döviz Kredisi' ile uygulamaya alındı. Ayrıca; ihracatçımız çeşitli ülkelere 'kabul kredili ihracat' yapıyor. Yani alıcı, bizden ithal ettiği malı ancak sattıktan sonra ihracatçımıza ödeme yapıyor. Bu, ihracatçı için bir finansman ihtiyacı doğuruyor. Bu tip ihracata 'köprü döviz kredisi' şeklinde finansman imkanı yaratmak da istiyoruz ve başvuruları değerlendiriyoruz. Dış müteahhitlik hizmetlerinin desteklenmesi amacıyla da kredi programlarının uygulamaya konulması planlandı ve başvurular alınmaya başlandı.
Ancak kriz, mali sektördeki etkisini bilinen boyutlarda gösterdi. Bu ortamda Türk Eximbank ihracatçılara kullandırdığı kısa vadeli SÖİK'te herhangi bir aksama olmaması için tüm tedbirleri aldı ve almaya devam ediyor. Yeni ekonomik tedbirlerin uygulamaya girdiği Nisan-1994'ten Mayıs ayı ortasına kadar yani 1,5 ayda 4,6 trilyon liralık kredi kullandirdık. Temin edeceğimiz 4 trilyon lira ek kaynak ile 1994 yıl sonuna kadar en az 44 trilyon lira mertebesinde ihracat kredisi vermeyi planlıyoruz. Mayıs ayından itibaren kısa vadeli döviz kredilerinde de artışlar var. Aracı bankalar üzerinden verilen 1 yıla kadar vadeli döviz kredilerini son 1 ay içinde 30 milyon dolardan fazla kullandırdık. Yıl içinde bu döviz kredilerinin daha artarak 750 milyon dolarlık ihracatı destekleyecek bir boyuta yükseleceğini düşünüyoruz.
- Kullandırdığınız kredilerin faizlerini neden artırdınız? Yeni bir faiz artışı olacak mı?
Volkan: Mali piyasalarda yaşanan gelişmeler ve Merkez Bankasının kısa vadeli reeskont oranını 21 Nisan 1994'ten itibaren yükseltmesine paralel olarak ihracat kredi faiz oranlarını 30 puan artırdık. Türk Eximbank'ın kullandırdığı SÖİK'te kullanım süresine bakılmadan yıllık yüzde 49 olan faiz de yüzde 79'a çıkarıldı. Hedef Pazar İhracat Kredisi faiz oranı da yüzde 39'dan yüzde 69'a yükseltildi. Biz Türk bankacılık sisteminin içine girdiği yüksek faiz döneminde, yüzde 70'ler düzeyinde sübvansiyonlu krediler kullandırarak ihracatçılara hizmet vermeye devam ediyoruz. Halen uyguladığımız faiz oranlarında da herhangi bir değişiklik düşünmüyoruz.
Volkan: 'Öncelikli sektör' olarak belirlenen sektörlere 1993 yılında SÖİK kapsamında avantajlı kredi olanağı yarattık. Ayrıca pazar çeşitlendirmesi sağlamak amacıyla belirli bölgelere yapılan ihracata özel koşullu kredi imkanı da yine geçen yıl ilk kez uygulamaya giren Hedef Pazar İhracat Kredisi ile sağlandı. En yaygın ihracat kredisi programımız SÖİK'in kullanımı geçen yıl 19 trilyon 423 milyar lira olarak gerçekleşti ve bunu toplam 1.221 firma kullandı. Bu firmaların 342'si ihracat performansı 1 milyon dolara kadar, 423'ü 10 milyon dolara kadar, 93'ü 100 milyon dolara kadar, 12 tanesi dış ticaret sermaye şirketi ve 351'i de imalatçı-ihracatçı firmalardı.
- İlk kez verdiğinizi belirttiğiniz Hedef Pazar İhracat Kredisi ile NAFTA ülkelerine yönelik ihracata desteğiniz sonucu kaç firma bu yeni imkanlardan yararlandı?
Volkan: Bu iki kredinin uygulaması 1993-Nisan ayında başlamıştı. Burada ABD, Kanada, Meksika, Japonya ve Güney Afrika Cumhuriyetine yapılacak tekstil, konfeksiyon, saraciye, ayakkabı ve deri ürünleri ihracatının desteklenmesi amaçlanıyordu. Geçen yıl sonu itibarıyla yani 8 aylık dönemde ihracatçilara 1 trilyon 703 milyar liralık kredi sağlandı. Bu krediden yararlanan firma sayısı 189... Bunlardan ihracat performansı 1 milyon dolara kadar olan 50 küçük ihracatçı, 10 milyon dolara kadar olan 70 orta boy ihracatçı, 100 milyon dolara kadar olan 14 büyük ihracatçı, 4 tane dış ticaret sermaye şirketi ve 51 tane de imalatçı-ihracatçı firma yararlandı.
- Diğer kredi programlarınızda durum nedir?
Volkan: Merkez Bankası kaynaklı Dış Ticaret Sermaye Şirketleri Kredimiz, 1993 yılında çok ortaklı şirketlerin de sisteme katılmasıyla Dış Ticaret Şirketleri Reeskont Kredisi olarak yeniden düzenlendi. Bu kredi programı çerçevesinde toplam 3 trilyon 94 milyar liralık kredi kullandırıldı. Türk Eximbank'ın önemle üzerinde durduğu 'ülke kredileri', ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmaya yönelik, vadeli mal satışına imkan tanıyan alıcı (müşteri) kredileridir. Yani burada krediyi ihracatçıya değil ilgili ülkenin alıcısına açıyoruz. Bu kredi programı hem ihracatçılarımızın hem de dış müteahhitlik firmalarımızın ülke risklerinden arındırılmış bir ortamda faaliyetlerini yürutmelerine imkan sağlıyor. Şu ana kadar çeşitli ülkelere açılan alıcı kredilerinin toplamı 1,5 milyar dolar düzeyindedir.
- Türk Eximbank içinde bulunduğumuz olumsuz ekonomik şartların aşılmasında nasıl bir rol üstlenebilir?
Volkan: İhracat dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi Türkiye için de hayatı önem taşıyor. Bu gerçek, artık toplumumuzun tüm kesimleri tarafından gayet açık anlaşıldı. Bunun ışığında ve hükümetin aldığı kararlar doğrultusunda Türk Eximbank üzerine düşen tüm görevleri yerine getirecektir. Şimdiye kadar uygulanan programlar ve gelecekte uygulamaya koyacağımız yeni sistemlerle dış ticaret sektörünün uluslararası rekabet gücüne önemli katkılar sağlayacağız.
- Türk Eximbank olarak yılın ikinci yarısında yeni kredi programları açıklamanız söz konusu olabilir mi?
Volkan: Yeni programlar oluşturmak ve uygulananları geliştirmek için Türk ekonomisini ve uluslararası piyasaları dikkatle izliyoruz. Özellikle gelişmiş ülkelerde ihracatın desteklenmesinde doğrudan teşvikler ve kredilerin işlevi ortadan kalkıyor. Buna karşılık garanti ve sigorta sistemlerinin rolü artma eğiliminde... Türk Eximbank da garanti ve sigorta programlarına ağırlık vermeye başladı. İhracat garanti ve sigorta sistemleri sayesinde yurt dışına vadeli mal veya hizmet satan Türk ihracatçılarının alacaklarını ticari ve politik risklere karşı korumak (sigorta) ve bu alacakları teminat göstererek finansmana erişimlerini sağlamak (kredi garantisi) amaçlanıyor. Kredi programlarında ise ihracatın öncelikle imalat aşamasında desteklenmesi, KOBİ'lerin ihracat kredisi kullanımında karşılaştığı sorunların giderilmesi ile tüm ihracatçılara uygun koşullarda döviz kredisi sağlanması üzerinde çalışmalarımız sürüyor.
(Bu röportaj haftalık Ekonomik Trend dergisinin 12-18 Haziran 1994 tarihli, Yıl:2, Sayı: 24'te yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder