![]() |
| Sezgin Taşkıran |
Bürokratik İşlemler Azaltılıyor
HALKBANK'TAN ESNAFA 'KOLAY KREDİ' MÜJDESİ
Bir süredir esnaf ve sanatkârları unutan Halkbank, kendini affettirecek üç olumlu kararla tekrar göze girmek istiyor. Halkbank Genel Müdürü Sezgin Taşkıran'ın verdiği bilgiye göre; Halkbank'la beraber çalışan esnaf kefalet kooperatiflerinin yapısı değiştirilecek ve böylece bu kesim kredi alırken daha az bürokratik işlemle uğraşacak. Esnaf ve sanatkâra verilecek 'Mavi Kart' ile 25 milyon liraya kadar nakit kredi anında kullanılabilecek. Üçüncü olarak ise 1993 yılında esnaf ve sanatkârlar kendi bankasına kavuşacak.
Cahit UYANIK
Son yıllarda ekonomik olarak güç kaybeden kesimlerin başında esnaf ve sanatkârlar geliyor. Gerek ekonomik durgunluk gerekse yüksek enflasyonun olumsuz etkilediği bu topluluk, işlerini yetersiz sermayelerle yürütmeye çalışıyor. Bunun sonucu ise her ay milyarlarca liralık senedin protesto olması, karşılıksız çıkan çeklerdeki ciddi artış... Esnaf ve sanatkârlar her fırsatta devlet desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade ediyor.
Türkiye Halk Bankası ise devletin bu kesime yönelik politikalarını hayata geçirmek için kullandığı en etkili araçlardan birisi. Ancak kuruluş amacı esnaf ve sanatkârları desteklemek olan Halkbank, son yıllarda bu kesime yönelik çalışmalarının yetersizliği nedeniyle sıkça eleştiriliyordu. Zira bu kesimin banka kredilerinden aldığı pay da sürekli azalıyordu. Yaşanan bu olumsuz tablo sebebiyle esnaf temsilcileri Halkbank'ı satın almaya bile çalıştılar ve o zamanki Genel Müdür Mümtaz Pehlivanlı ile sert tartışmalara girdiler.
DYP-SHP Koalisyon Hükümetinin işbaşına gelmesiyle gündem olan yönetici değişikliği ise Sezgin Taşkıran'ın atama kararnamesinin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın önünde yaklaşık 4 ay bekledikten sonra imzalanmasıyla gerçekleşebildi.
Kredilendirmede daha az bürokrasi ve otonomi
Taşkıran göreve başlayalı 6 ay oluyor ve Trend'e yaptığı açıklamada esnafa üç iyi haber verdi. İlki Halkbank'ta bürokrasinin azaltılmasını sağlayacak bir kredilendirme modeli değişikliğine gidiliyor olması... Bunun için Halkbank ile içiçe çalışan esnaf kefalet kooperatiflerinin daha da güçlendirilmesi ve onlara kredi kullanımında otonomi sağlanmasına öncelik verilecek. Esnaf ve sanatkârlar yıllardır 5-10 milyon liralık bir krediyi alabilmek için Halkbank ile esnaf kefalet kooperatifleri arasında adeta mekik dokuyor ve bürokrasi ile boğuşuyordu.
Bu kesim artık sadece üye olduğu kefalet kooperatifi ile kredi işlerini halledebilecek. Böylece işlemlerde Halkbank aradan çıkmış olacak ve esnaf kefalet kooperatifleri 'esnaf kredi kooperatifi' şekline dönüşmüş olacak. Halkbank ise kredi olarak kullandıracaği fonları, doğrudan bu kooperatiflerin inisiyatifine bırakacak. Kredinin dağıtımı ve kullanımı neredeyse tümüyle kooperatifler aracılığıyla gerçekleşecek. Esnaf, bankaya sadece kredisini çekmek için gidecek. Kooperatiflerin oluşturduğu birlik, Halkbank'tan aldığı kredilere karşılık bankaya 'toptan' bir kefalet sunacak. Şu sıralar Türkiye çapında örgütlenmiş esnaf kefalet kooperatifleri 'esnaf kredi kooperatifi'ne dönüşmek üzere statülerini değiştirmekle uğraşıyor.
Peki esnaf ve sanatkârlar Halkbank'tan bu yıl toplam ne kadar kredi alabilecek? Geçtiğimiz yıl 1,5 trilyon lira civarında kredilendirilen esnaf ve sanatkarların bu yıl kullanabileceği miktar henüz Yüksek Planlama Kurulunca belirlenmemiş olmakla beraber, enflasyon da göz önüne alınarak bu tutarın 3 trilyon lirayı aşacağı tahmin ediliyor.
Mavi Kart ile esnaf ve sanatkârlara 'açık kredi'...
Mavi Kart ise Halkbank'in esnaf ve sanatkârlara nefes aldıracak ikinci yeni uygulaması olacak. İstenildiği zaman kullanılabilecek bir 'açık kredi' niteliği taşıyan Mavi Kart için başvurular kabul edilmeye başladı. İlk aşamada Mavi Kart'tan esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ niteliğindeki sanayici ve serbest meslek erbabı yararlanabilecek. Kart sahibi istediği zaman ve Halkbank'ın Türkiye çapındaki 788 şubesinin herhangi birinden 25 milyon liraya kadar krediyi bir imza karşılığı çekebilecek. Aynı kart, 25 milyon liraya kadar, yıllık yüzde 4 komisyon ödenerek teminat mektubu almak üzere de kullanılabilecek. Karttan çekilen nakit kredi için ise aylık yüzde 6,5 faiz ödenecek. Kart sahipleri borcunu ödedikten sonra yeniden kredi kullanmak için başvuruda bulunmak zorunda değil. Kart, aynı şekilde kullanılmaya devam edilebiliyor.
Halkbank Genel Müdürü Taşkıran, gelecek 1 yıl içinde Mavi Kart ile kullandırılacak toplam kredi miktarının 2 trilyon liraya ulaşacağını açıkladı. Normal kredilendirme sistemiyle esnaf ve sanatkârlara yılda 1,5 trilyon lira aktarıldığı düşünüldüğünde yeni bir destek enstrümanı olarak Mavi Kart'ın önemi ortaya çıkıyor. Taşkıran, "Hitap ettiğimiz kitle, yaklaşık 3 milyon kişi ve bunların hepsi de gelse Mavi Kart vereceğiz" diyor. Blok kaynak çıkışı olmayacağı için Mavi Kart'ın bankayı zora sokmayacağını düşünen Taşkıran, kredi geri dönüşü konusunda da endişelenmediklerini belirtti. Taşkıran, 54 yıldır Halkbank tarafından kredilendirilen bu kesimde ciddi bir riskin söz konusu olmadığı kanısında...
Esnaf, kendi bankasına kavuşuyor
Koalisyon hükümeti programında da yer alan esnafın kendi bankasına sahip olması hedefi ise üçüncü iyi haber olarak 1993 yıl başında gerçekleşebilir. Taşkıran, esnaf bankasının isminin henüz belli olmadığını ancak başlatılan çalışmaların yoğun olarak sürdüğünü söyledi. 'Esnaf Bankası'na yüzde 25'şerlik paylarla Halkbank, KOSGEB ve esnaf kuruluşları ortak olacak. Halkbank bu yeni oluşuma personel, bilgi ve ekipman temini yoluyla destekte bulunacak. Taşkıran esnaf bankasına ortaklıkları konusunda "Biz orada kendimizi misafir olarak göreceğiz. İş öğrenildikten sonra, sermayedeki payımızın azaltılması istenirse azaltacağız. Tümüyle sermayemizi çekmemiz istenirse onu da yaparız" diyor. Aslında bu banka Türkiye'de sayısı önümüzdeki yıllarda artacak olan esnaf bankalarının ilk örneği de olabilecek. Çünkü bu esnaf bankasındaki uygulama ve tecrübelerden yola çıkılarak bölge bazında faaliyet gösteren yeni esnaf bankaları da kurulabilecek.
----------------------
Halkbank Genel Müdürü Sezgin Taşkıran'dan:
"DEVLET, DENİZBANK'I SIRTINDAN ATMALI"
Bankacılık Sektörü ve Halkbank: Genelde 1992, önceki yılların sorunlarının neticelendiği problemli bir yıl oldu. Kredilerin dönüşünde sıkıntı var. Dünyada özellikle de Avrupa'da gelişen olaylar buna tesir ediyor. Bankalar açısından 1993'ün 92'den daha iyi olacağını tahmin ediyorum. En azından bizim bankamız için böyle olacak. 1992'de bankada öncelikle 4 aylık kararname ve yönetim değişikliği sıkıntısı yaşandı. Banka o dönemde felç oldu. Ayrıca Türkiye Öğretmenler Bankası (TÖBANK) Olayı da bizi etkiledi. TÖBANK'ın 1,5 trilyon liralık riski vardı. Bunu Halkbank'ın mevcut durumu ile bütünleştirmeye çalıştık. Bu yük, gecikmiş alacaklar oranımızı yükseltti. Halkbank yüzde 2-2,5'luk bir riziko ile çalışıyordu. Bu oran TÖBANK'in getirdiği ile birlikte yüzde 5'e yükseldi. Önümüzdeki yıl sermayemiz 1,5 trilyon liraya yükselecek. Bu artışla özellikle hitap ettiğimiz kesimi fonlamayı düşünüyoruz.
TÖBANK Deneyimi ve Denizbank Olayı: TÖBANK'ı da Denizbank'ı da özel sektör almaz. Banka fabrika gibi değil ki... Fabrikanın makinesi, arazisi, binası, işçileri vardır. Ama bankada sadece bina ve risk var ki bazen bina bile kiralıktır. TÖBANK'ın da Denizbank'ın da sermayesi, riskini karşılayamaz duruma gelmiş. Devletin bankacılık sektöründe öncülük yapmasına artık ihtiyaç kalmadı. Türkiye'de yeterli sayıda ve branşta çalışan banka var. Devlet bu durumda Denizbank gibi riskleri olan bir bankayı sırtında taşımamalı. Kaldı ki hiçbir riski olmasa dahi devlet bu bankayı sırtından atmalı. Bunu bu haliyle hiç bir özel firma üzerine almaz. Onların almak istedikleri bankanın ismi... O nedenle bir devlet bankası ile -tıpkı TÖBANK'ta olduğu gibi- bütünleşmesinde fayda var. Bu şekilde Denizbank, devletin KİT'leri listesinden çıkmış olur.
Halkbank'ın Özelleştirilmesi: Banka son birkaç yılda esnaf ve sanatkar kitlesinin taleplerine yeteri kadar ilgi göstermemiş. Sadece bankacılık yapma düşüncesi ile çalışılmış. Ama biz normal bir ticari banka değiliz. Halkbank, Emlak Bankası ve Ziraat Bankası devletin bankacılık hizmetleri vermesinin yanında, devlet ve hükümet politikalarının yürütülmesinde yardımcı kuruluşlardır. Bu nedenle 3 kamu bankası özelleştirme ve özerkleştirmenin dışında tutulur. Çünkü bankacılık fonksiyonlarının yanı sıra sosyal fonksiyonları da var.
(Bu haber haftalık borsa ve yatırım dergisi Trend'in 25 Ekim 1992 tarihli, Yıl: 3, Sayı:118'de yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder