● OVP'NİN ZAMANINDA AÇIKLANMASI OLUMLU: 2027/2029 Orta Vadeli Programının çok fazla bekletilmeden, öngörüldüğü gibi Eylül'ün ilk haftasında açıklanması olumlu. Berat Albayrak'ın Bakanlığı döneminde OVP'ler neredeyse 2-3 hafta gecikme ile açıklanırdı. Söz gelimi 2018 yılında OVP 20 Eylül'de, ismi de teamüllere aykırı olarak 'Yeni Ekonomik Program' olarak değiştirilerek açıklanmıştı. Bu gecikme ekonomik hedeflerde kararsızlık, düzensizlik ve devletin kendi içinde bile uzlaşamaması algısı doğuruyordu.
● SEÇİM YILLARI OVP'Sİ: 2027/2029 OVP bir genel seçim (2027 veya 2028) bir yerel seçim (2029), belki de 1 anayasa referandumunu kapsaması açısından 'Seçim yılları OVP'si' olarak değerlendirilmeli. Yani Türkiye en az 3-4 yıllık seçimsiz dönemi geride bırakıyor. OVP hedefleri aynı zamanda seçim ekonomisi etkilerini de kapsıyor ve hedeflerdeki nispi realizm bu etki ile de açıklanabilir. Bu bir yerde şişmanlayacağını bilen birinin bir üst beden büyük kıyafet almasına benziyor.
● OVP'NİN ENFLASYON HEDEF REVİZYONU MB'DEN GÜÇLÜ OLDU: 2027/2029 OVP hedeflerinin daha gerçekçi ilan edilmesi ve enflasyon hedeflerinde Merkez Bankası ile yakalanan uyum; bu OVP'nin son 2-3 OVP'ye göre daha dikkate alınması gereken bir kamu niyet beyanı olması sonucunu doğuracaktır. Bu neden önemli? Daha romantik hedeflerle ilan edilen son birkaç OVP piyasa aktörleri ve sokaktaki vatandaş tarafından kesinlikle dikkate alınmıyordu çünkü...
● GELECEK YIL DEĞERLİ TL POLİTİKASINDAN TAVİZ VERİLECEK: 2027/29 döneminde dolar ve kur politikası ne olacak? Yapılan hesaplamalar gelecek yıl TL"nin dolar karşısında neredeyse enflasyon hedefi kadar değer kaybedeceğini gösteriyor. Gelecek yıl enflasyon hedefi yüzde 21,5 iken dolar kuru yüzde 19,6 artarak 56,05 TL olacak. Bu, değerli TL'nin enflasyonla mücadelede daha az kullanılacağı ve diğer enflasyonla mücadele araçlarına ağırlık verileceğinin işareti. Bu, aynı zamanda iş dünyasından yükselen kur şikayetlerini de bir nebze olsun azaltabilir.
● EKONOMİK BÜYÜMEDE YÜZDE 4 ÜZERİNDE KALINMASI GENÇ İŞSİZLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ: Benim enflasyon kadar önem verdiğim mesele ekonomik büyümenin yüzde 4'ün üzerinde olmasıdır (Bu yıl büyümenin yüzde 3,3 olması hedefleniyor). Bu sağlanabilirse iş aramak için piyasaya ilk kez çıkan gençlere iş kapıları açılabilir. Yüzde 4'ün altında bunu sağlamak mümkün değil ancak mevcut işsizlere iş bulunabilir, yeni iş arayanlara değil... 2027/29 OVP'de hafif aşağı yönlü revizyonla hep yüzde 4'ün üzerinde hedeflenen büyüme oranları var ki, bu hedefler sağlanabilirse genç işsizliği biraz olsun azalabilir.
● MEHMET ŞİMŞEK HESAP VERDİ AMA YETERSİZ KALDI: OVP'ler 3 yıllık açıklansa da aslında zaman zaman içinde bulunulan yıla ve geriye doğru birkaç yıla ilişkin bir hesap verme vesilesi olabiliyor. Bu yıl öyle oldu ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek geçmiş yıllarda enflasyonun yüksek kalmasının sebeplerini daha çok ABD-İran Savaşı, Çin etkisi gibi dış etkenlere bağladı. İç etken olarak da EYT ve depremi sayan Şimşek, İmamoğlu Opetasyonu ve CHP'ye kayyum atanmasını etkenler arasında göstermedi. Oysa bunlar da enflasyonun yüksek kalmasının iki önemli iç sebebidir.
Şimşek "Bu zor coğrafyada, bu zor dönemde ekonominin şoklara karşı dayanıklılığında ciddi bir artış var. Bu rakamlara yansıyor.Enflasyon bütün konjonktürlerde bırakın düşmeyi, kontrolden çıkabilirdi, çıkmadı. Evet, arzuladığımız noktada değiliz. Başlangıçta hedeflerimiz tabii ki iddialıydı. Biz ataleti muhtemelen düşük ölçtük. 2023'te deprem yaşandı, KKM'nin doğurduğu sonuçlar var, EYT var. Ciddi şoklarla karşı karşıya kaldık. Enflasyonun kontrolden çıkmaması önemliydi" dedi. Şimşek ayrıca kamuda tasarruf, vergi denetimleri gibi konularda da ayrıntılı açıklamalar yaptı. TCMB Başkanı Fatih Karahan bu yıl yaşanan şokların hedefi 7 puan saptırdığını söyledi ki bu, enflasyonun normal şartlarda yüzde 21-22 olarak hedeflediğini de ortaya koydu.
● CEVDET YILMAZ KEŞKE GELİR DAĞILIMINI NASIL İYİLEŞTİRECEKLERİNİ DE AÇIKLASAYDI: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdey Yılmaz her zamanki iyimser tavrı ile 2027/2029 OVP'sini savunurken ortak aklı ve katılımcılığı esas aldıklarını söyledi. Yılmaz böylece belki de seçim dönemine girişle birlikte realistçe belirlenen hedeflere atıf yapmış oldu. Yılmaz "Küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde; makroekonomik istikrarımızı güçlendirirken üretim kapasitemizi, rekabet gücümüzü ve ekonomik dayanıklılığımızı artırmayı, elde ettiğimiz kazanımları kalıcı refah artışına dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi.
Yılmaz "Program dönemi sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine çıkaracağız. Kişi başına düşen gelirimizi 25 bin dolar seviyesine ulaştıracağız. Mal ve hizmet ihracatımızı 450 milyar dolara taşıyacağız. 2,1 milyon ilave istihdam sağlayarak işsizlik oranını yüzde 8’in altına indireceğiz. Enflasyonu yeniden tek haneye düşürerek kalıcı fiyat istikrarını tesis edeceğiz" diye konuştu. Yılmaz keşke 25 bin dolarla yine övünse ama gelir dağılımındaki bozulmayı düzelteceklerini de söyleseydi...
● YÜZDE 1-3'LÜK EVRENSEL ENFLASYONSUZ EKONOMİ HEDEFİNE DAHA 10 YILIMIZ VAR: OVP"de 2026 enflasyon hedefi yüzde 28,4 yapılmış ki bu Merkez Bankasından bile 0,4 puan yüksek. Neredeyse piyasadaki yüzde 30 tahmin rakamına yaklaşılmış. Tek hane hedefi ise 'yüksek tek hane' olarak (Yüzde 9) 2029'a yani seçim sonrasına bırakılmış. Ancak bu hedef yine de TCMB'nin geleneksel yüzde 5'lik orta vadeli hedefinin 4 puan üzerinde... Gelecek yıl enflasyonun yüzde 21, 2028'deyse yüzde 13,5 olacağı hedefleniyor. Geçen yıl açıklanan OVP'de bu hedef yüzde 16 idi. Bütün bu rakamların ötesinde Türkiye yüzde 1-3 arasındaki evrensel enflasyonsuz bir ekonomi olma hedefinin çok gerisinde bulunuyor. Tüm hedefler tutturularak gidilmesi bile yüzde 3'e gitmek en az 8-10 yılımızı alır gibi görünüyor.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder