- 35 YIL ÖNCE KAHVEHANEDE TOPLAŞAN KÜÇÜK YATIRIMCILARIN 'YATIRIM KULÜBÜNE DÖNÜŞELİM' TALEBİNE SPK OLUMLU CEVAP VERSEYDİ, ŞİMDİKİ FON SOYGUNU YAŞANMAZDI
- BİZDEKİ 'ALTIN GÜNÜ", 'DOLAR GÜNÜ' UYGULAMASINA BENZEYEN YATIRIM KULÜPLERİ ABD'DE ÇOK YAYGIN VE GÜÇLÜ...
Cahit UYANIK
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Türkiye'nin ilk özerk kurulu... 1980-1981 yılında yaşanan Bankerler Faciası sonrası, bu alandaki düzenleme yetersizliği ve denetimsizliğe tepki olarak kuruldu.
SPK'nın ilk başkanı ise Mülkiye'nin ünlü Maliye hocalarından İsmail Türk'tü. Az konuşması ile ünlü bu başkanın döneminde SPK Meşrutiyet Caddesindeki İş Bankası şubesinin üstündeydi. Ben de bazen oraya uğrar, sarı saman kağıda basılı 'Haftalık Bülten'i alır ve pek birşey anlamadan yüzüne bakar dururdum. Sermaye piyasaları alanında Türkiye'de doğru dürüst bir yayın, kitap yoktu.1991 yılında İMKB Başkanı Muharrem Karslı bir kitap çıkarttı da okuyup öğrenebildik.
SPK sonra 90'ların başında Beşevler semtinde konservatuarın karşısında bir bina yaptırdı ve oraya taşındı. Trend dergisinde çalışırken vatandaşın biri aradı. Borsa yatırımcısı olduğunu, SPK binası yakınında, Bahçelievler'in Beşevler'e bakan sokaklarından birindeki kahvehanede borsa yatırımcıları olarak toplandıklarını fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi. Anlaşılan bu, küçük yatırımcının güven arayışında sembolik bir konumlanmaydı. Yoksa Kızılay'da, Ulus'ta, Esat'ta bir kahvehane de olabilirdi.
O günler borsada küçük yatırımcılığın emekleme dönemi gibiydi. Trend'de her hafta insanların kendi aralarında kurduğu amatör yatırım kulübü haberlerine yer veriliyordu zaten. Ben de kalkıp Bahçelievler'e gittim, Ankara'dakilerin haberini yaptım. Pek az hisse konuşuyorlardı, daha çok yatırımcılıktı dertleri... Hisse konuşunca hangilerini konuştuklarını sordum. "İlke bazında hisse konuşuyoruz. Mesela 'Ota (tarım sektörü hisseleri) boka (gübre şirketi hisseleri) bulaşma!' tavsiyesi veriyoruz birbirimize" dediler ve beni güldürdüler...
Borsa bu, çakal yuvası... Bilgilerini geliştirmek, kendileri ve küçük yatırımcıları korumak için yardımlaşmak istediklerini, bunun kahvehane köşelerinde olmaması gerektiğini, ABD'deki gibi 'yatırım kulüpleri' kurmak istediklerini söylediler. Ben de haberlerini yaptım, sesleri oldum. (Bu haberimi de bulduğumda blogumda paylaşacağım) Ancak maalesef SPK ilerleyen yıllardaki yasal düzenlemelerde küçük yatırımcıların korunmasında yatırım kulüpleri modeline hiç yer vermedi. Konu 2000'li yıllarda tekrar gündeme geldi ama yine olmadı.
Aradan geçen bu 30-35 yılda yurt dışındaki gurbetçilerin tasarruflarının yasa dışı yolla borsaya sokulduğu (izinsiz halka arz) Kombassan Olayı, aracı kurum iflasları, yine yurt dışı gurbetçi bağlantılı YİMPAŞ Hadisesi, irili-ufaklı birçok vurgun (ÇEAŞ ve Kepez tahta kapatmaları vb.) ve işte en son da borsa bağlantılı Yatırım Fonları Soygunu yaşandı. Bunların hemen hepsinde yatırımcıların bilgi azlığı ve aldatılması önemli rol oynadı.
SPK binasının karşısında, Bahçelievler'deki kahvede toplaşan akıllı küçük yatırımcıların yatırım kulüpleri modeli isteği devletçe kabul edilseydi ve bu alandaki yasal örgütlenmeye zemin hazırlansaydı, eminim sermaye piyasaları ve borsa daha az skandalla çalkalanacaktı. Söz gelimi yatırım fonlarında şişirilen son balon SPK tarafından önemsenmese de, yatırım kulüpleri tarafından fark edilecek ve kamuoyuna kurumsal bir çerçevede duyurulacaktı. Bu kulüplere izin verilmediği için,
35 yıl önceki bir hatanın faturası değişik zamanlarda topluma çıkmaya devam ediyor. Bence, sermaye piyasaları konusunda gelecekte yeni bir düzenleme yapılacaksa, yatırım kulüplerine yasal bir çerçeve kazandırılmalı.
Not: Yatırımcı veya Yatırım Kulübü, küçük yatırımcıların bir araya gelerek birikimlerini ortak bir havuzda topladığı, yatırım kararlarını demokratik yollarla aldığı ve temel amacı üyelerini sermaye piyasaları konusunda eğitmek olan küçük topluluklardır (genellikle 5-20 kişi).
Profesyonel portföy yöneticileri tarafından idare edilen yatırım fonlarının aksine, yatırım kulüplerinde kararları üyelerin kendisi araştırarak ve oylayarak verir.
Ana amaç sadece para kazanmak değil, hisse senedi ve piyasa analizini birlikte öğrenmektir. Kulüp üyeleri arasından başkan, sekreter ve sayman seçilir. Her üye eşit oy hakkına sahiptir ve yatırım kararları ortaklaşa alınır.
Üyeler her ay önceden belirlenen minimum bir tutarı (aidat) ortak fona aktarır ve bu para ortak aracı kurum hesabında değerlendirilir. Küçük bütçeler birleştiği için daha geniş bir portföy çeşitlendirmesi yapılır ve işlem maliyetleri (komisyonlar) bölüşülür. Yatırım kulüpleri bu haliyle, Türkiye'de sokaktaki vatandaşın 'Altın günü' 'Dolar günü' dayanışmasına oldukça benzer ancak daha kurumsaldır.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük ve en tanınmış yatırım kulübü çatı organizasyonu BetterInvesting'dir (eski adıyla NAIC - National Association of Investors Corporation).
ABD'de aktif olarak faaliyet gösteren yaklaşık 10.000 ile 12.000 arasında resmi veya yarı resmi yatırım kulübü olduğu tahmin edilmektedir.
SEC (Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu) geleneksel yatırım kulüplerini doğrudan denetlemez. Kendi kendini denetlemek esastır. Ancak denetleme hakkında çok kesin başka kurallar vardır:
Kulüpteki tüm üyelerin kararlara aktif katılım göstermesi gerekir. Eğer kulübe para yatırıp hiçbir şeye karışmayan pasif üyeler varsa veya kulüp dışarıdan birine yatırım danışmanlığı ücreti ödüyorsa, o zaman SEC veya eyalet yasaları devreye girer ve kulüp bir "Yatırım Şirketi" (Investment Company) olarak tescil edilmek zorunda kalabilir.
(Bu yazı 22 Eylül 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder