2 Ekim 2026 Cuma

FON SOYGUNCULARI DEVLETİN İLAN ETTİĞİ IBAN'LARA İADE PARASI YATIRIR MI?



KAÇIŞ PLANI SOYGUNLARDA DAHA BAŞTA YAPILIR VE SOYGUNUN KENDİSİ KADAR ÖNEMLİDİR

Cahit UYANIK 


Siyasi bir güdü ile yazmıyorum ama...

'Fonzi' skandalında...

Zaman ilerledikçe ve bilgiler deşelendikçe...

Soygun organizasyonunun çeşitli düzeydeki AKP'liler ve/veya yakınları tarafından gerçekleştirildiği, geçmişte şikayet edildiğinde ise ponzi şemalarının bu siyasi bağlantılar üzerinden korunup kollandığı iyice ortaya çıkıyor. 


Benim tespit edebildiğim organizasyona göre Tera ve Emre Tezmen ile  Pusula ve Muhammed Yarız başrolde tamam ama onu başrole getiren ve sürekli başrolde kalmasını sağlayanlar AKP'liler olmuş. Özellikle son 2 yılda açık bir saadet zinciri ve acımasız bir yağmaya dönüşen bu soygun organizasyonunda yıllardır borsada faaliyet gösteren, SPK'nın da yakından tanıdığı geleneksel anlamdaki manipülatörler de (Cengiz Avcı, Enver Çevik vd.) fütursuzca kullanılmış. 


Şimdilerde bence el altından uyarılarak, sopa gösterilerek, daha az zahmet yöntemiyle  -SPK'nın deyimi ile- 'fahiş kazançlar' iade alınmaya çalışılıyor.  Daha 2 gün önce SPK, bu fahiş kazançların nereye iade edileceğine ilişkin ayrıntılı hesap listeleri yayınladı. Evet bu bile, yani 'nedamet getirecek hırsızların imana gelmesini beklemek' bile, fon soygununun geçmişte bilindiği ve göz göre göre yapıldığının işareti sayılmalı bence... Devlet  soygun sürerken nasıl pasif yaklaşım sergiledi ise paraların geri alınmasında da (siyasi bağlantıların daha fazla ortaya çıkmaması için) aynı tavrı sergiliyor.


Neden mi böyle düşünüyorum? Yapay zekaya dünyanın değişik ülkelerindeki benzer soygun vakalarında SPK'nın başvurduğu şekilde bir geri ödeme yöntemi olup olmadığını araştırttım. 



Bu konuları yıllardır izleyen biri olarak zaten ben de böyle bir iade yöntemi ile tahsilat duymamıştım. YZ da bu iade yöntemi ve beklentisinin tamamen Türkiye'ye özgü olduğunu bildirdi. YZ diğer önemli ülkelerdeki çalınan paraların geri alınması yöntemlerini sayarken böylesi bir pasif IBAN ilanı yöntemini saymadı ve şunları söyledi:


"SPK'nın bültende açıkça IBAN ilan ederek "Fondan veya hisseden fahiş kazanç sağladıysanız gelin bu IBAN'lara yatırın" şeklinde duyuru yapması uygulaması kurumsal iletişim ve süreç tasarımı bakımından oldukça sıra dışı ve yerel bir yöntemdir.


​Küresel örneklerde bu adımlar kamuya açık ilan edilen pasif IBAN'lar üzerinden değil; savcılık/denetim organının bizzat kişiyle resmi uzlaşma protokolü imzalaması ve ödemenin belirlenen hesaplara resmen takibinin yapılması şeklinde yürütülmektedir."


Bakın fon soygunun başrol kadın oyuncusu FBSK'nın bile o parayı iade etmediği ortaya çıkmadı mı? Bundan iki hafta kadar sonra göreceğiz ki bu IBAN'lara hemen hemen hiç para yatırılmamış olacak.  SPK kimin ne kadar parayı götürdüğü ve soruşturmaya uğramamak için yatması gereken paraları internet sitesinde ilan etse veya 'Alo-Soyduğum Parayı İade Edeceğim' telefon hattı açsaydı belki 5-10 kişi nedamet getirip parayı iade edebilirdi. Ama bunlar da yapılmayıp pasif kalındığına göre soyan, çalan zaten malı götürmüş; neden iade etsin ki? Zaten çalanların çoğu da yurt dışına kaçtı ve kaçmakta... Holivut filmlerinden öğrendik değil mi; soygunlarda kaçış planı daha başta yapılır ve soygunun kendisi kadar önem verilir...


Not: 'SPK'nın iade almak istediği fahiş fon ve borsa kazançlarının elde edildiği tutar kadar yatırılması yeterli' deniliyor. Ancak etkin pişmanlık gerektiren suçlardan elde edilen haksız kazancın ise 2 katının yatırılması SPK tarafından istenilmişti. Kim elde ettiği kadar, kim 2 kat yatırıp soruşturmadan kurtulacak? Bunlar da belirsiz. Kimsenin doğru dürüst bir izahat vermeye niyeti de yok.

(Bu yazı 02 Ekim 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder