Cahit UYANIK
Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) eski başkanlarından, meslek büyüğümüz Zülfikar Doğan Radyo Sputnik'teki yayınında diyor ki:
🔸Soğanın tarladaki fiyatı geçen yıl 5 liraydı, bu yıl 33 liraya çıktı; markette ise 50-60 liraya dayandı.
🔸Üretici zarar ettiği için bu yıl soğan ve patates ekmedi. Üretim açığı ortaya çıkınca ithalat kapısı açıldı.
🔸Tarım ve Orman Bakanlığı 2024’te soğan ve patatesin de bulunduğu 13 stratejik üründe planlı üretime geçildiğini açıkladı. Ancak ortaya çıkan tablo, ‘Planlı üretim bunun neresinde?’ sorusunu gündeme getiriyor.
Evet, çok haklı sorular bunlar... Neden bunu yaşadığımızın cevabı ise vardır. Üniversitede ekonomi veya komşu bir lisans dalı okuyorsanız öğreneceğiniz ilk şeylerden biri de "Cobweb (Örümcek Ağı) Teoremi"dir. Neymiş bu teorem peki?
"Örümcek Ağı Teoremi, fiyattaki değişikliklere arz ve talebin anında tepki veremediği piyasalarda, fiyat ve miktar dalgalanmalarının zamanla nasıl dengeye ulaştığını veya dengeden uzaklaştığını açıklayan iktisadi bir modeldir.
Özellikle tarım ürünleri gibi üretimi zaman alan (gecikmeli arz) piyasaları açıklamak için kullanılır. Üreticiler gelecekteki üretimi güncel piyasa fiyatına bakarak planlar; ancak ürün piyasaya çıktığında oluşan arz fazlası veya eksikliği fiyatı değiştirir ve bu durum döngüsel bir ağ görünümü yaratır."
Türk tarımı, ben kendimi bildim bileli 'Örümcek Ağı'na takılıp kalmış bir sektördür. Bunu aşmak için bazı ürünlerde devletçe alım fiyatı ilan edilir. Söz gelimi buğday-arpa, fındık, çay gibi... Amaç, üreticiye üstü kapalı bir fiyat garantisi vererek ertesi yılın üretim miktarını sağlama almaktır. Bu; siyasetçilerin çiftçilerden oy alabilme kaygısıyla, 2000 yılı öncesine kadar öyle katı ve hesapsız-kitapsız uygulanıyordu ki mesela üreticiden alınan fazla ürün toprak altına gömülerek çürümeye terk ediliyor, yakılıyor veya denize dökülüyordu. Devlet, tüketilemeyecek veya ihraç edilemeyecek kadar çok aldığı, yani ne yapsa satamayacağı bir malı aldığı için sürekli bütçeye görev zararı yazıyor, bu da enflasyona sebep oluyordu. 2000 yılından sonra destekleme alımları sınırlandırıldı ve o ürünün piyasa fiyatları ile bağı kuruldu. Artık toprağa gömülen buğday, denize dökülen çay haberleri okumuyoruz.
Gelelim soğana... Soğan, geçmişten bu yana destekleme alımı dışında kalan bir piyasa ürünü ve bu haliyle, iyiden iyiye 'Örümcek Ağı'na düşmüş bir görünümü var. Oysa dünyanın ciddi ülkelerinde bu tip ürünler için devlet 'ürün planlaması' yapar. Yani devlet kimin, ne kadar alanda soğan ekeceğini ve ne kadar hasat edeceğini önceden bilir. Bu planlama, ürüne bir fiyat garantisi sağlar. Türkiye'de de tarımla ilgili herkes bunun böyle olması gerektiğini bilir ama yine de kaçak ekimlerin önüne geçilemez. Söz gelimi soğanın bu sene para ettiğini gören çiftçi, eminim önümüzdeki yıl kaçak ekime hız verecektir. Devlete beyan ettiğinin iki-üç katı alanda soğan ekecektir. Bu da gelecek yaz ve kış (2027-2028) yollara dökülen, bedelsiz dağıtılan soğan manzaraları ile yine karşılaşacağız demektir.
Size iyi bir üretim planlaması örneği anlatmak istiyorum. Yıllar önce uluslararası bir buğday sempozyumuna katılmıştım. Antalya'yı gezmeyip, 12 bin km. öteden gelen Avustralya Buğday Üretim ve Pazarlama Kurumunun temsilcisini dinlemiştim. Avustralya, dünyanın en büyük buğday ihracatçısı ülkesiydi o yıllarda... (Bu ülke, şu anda da ilk üçte bulunuyor.) Uzman, hem üretim hem de ihracat planlamasını aynı anda yaptıklarını, buğdayı ihraç ettikleri ülke ile önceden bağlantı kurduklarını, fiyat verdiklerini, o ülkenin ihtiyacına ve isteğine göre (ekmeklik, makarnalık vb.) üretim yaptıklarını anlatmıştı. Ismarlama üretim, bir tür tarımsal terzilik yani... Böyle yapa yapa ihracat şampiyonu olmuşlardı.
O yıllarda buğdayın anavatanı Türkiye ise sadece destekleme alımı modeli uyguluyordu. Talep, ihracat hak getire... Öte yandan hesapsız- kitapsız sanayi teşvikleriyle ülke buğday üretiminin 2-3 katı kadar buğdayı öğütecek tesis (un fabrikası) devlet kesesinden kurdurulmuş ve onlar da öyle boş boş duruyordu. Tam bir akıl tutulması yani...
Lafı uzattım... Türkiye soğan, patates gibi ürünlerde 'gerçek anlamda' tarımsal üretim planlamasına geçmez, onları piyasanın insafına bırakırsa; her yıl bir veya birkaç ürünü 'Örümcek Ağı'na yakalanmaya devam eder, gider. Vallahi Hollywood'tan 'Örümcek Adam' gelse kurtaramaz...
(Bu yazı 29 Temmuz 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)
-----------
Not: Üretim planlamasına karşın Türkiye'deki 'kaçak ekim' sorununu Gemini AI'ya sordum ve şu cevabı aldım:
"Evet, bildirilenden daha fazla alanda ekim yapılması veya Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıt dışı "kaçak/kayıtsız ekim" yapılması Türkiye’de oldukça yaygın bir durumdur. Üretim planlaması kararlarına rağmen kaçak ekimin devam etmesinin ve tam olarak kontrol altına alınamamasının temel nedenleri şunlardır:
Geçmiş Yıl Fiyatlarına Göre Karar Verme (Örümcek Ağı Teoremi): Bir önceki yıl patates veya soğan kimin elinde kaldıysa ya da kime iyi kazandırdıysa, ertesi yıl ÇKS kaydı olsun olmasın pek çok üretici plansız şekilde o ürüne yönelir. High-profit beklentisiyle bildirimsiz ekim yapılır.
ÇKS Kayıtsızlığı ve Kiralık Araziler: Türkiye'deki veraset sorunları, hisseli tapular ve kayıt dışı kiralanan tarlalar nedeniyle pek çok tarım arazisi ÇKS'ye işlenemez. Üretici bu alanlarda bakanlıktan bağımsız olarak dilediği ürünü eker.
Desteklerden Vazgeçme Riski: Kaçak ekim yapan üretici gübre veya mazot desteği alamaz; ancak ürünün piyasada yüksek fiyattan satılacağını öngörüyorsa bu desteği kaybetmeyi göze alır.
Denetim Yetersizliği ve Uydu Takibi: Bakanlık, uydu görüntüleri ve saha denetimleriyle ürün tespitini artırmaya çalışsa da milyonlarca dekarlık parçalı parsel yapısında anlık ve tam kapsamlı saha denetimi yapmak oldukça güçtür.
Yeni Düzenleme ve Yaptırımlar:
Bakanlık, 2024 sonrasında yürürlüğe giren yeni planlama mevzuatıyla bildirimsiz/kaçak ekim yapanlara kademeli idari para cezaları ve desteklerden men etme yaptırımları getirdi. Ayrıca mülkiyet sorunu olan arazilerin de sisteme dahil edilmesi için "taahhütname" modeliyle ÇKS kapsamı genişletilerek kayıt dışı ekimin önüne geçilmeye çalışılıyor."


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder