3 Kasım 2026 Salı

ANKARA NOTLARI / TÜRKİYE 'ASRIN PETROL ANLAŞMASI' DENİLEN, AZERBAYCAN'IN HAZAR PETROL VE DOĞAL GAZINI İŞLETECEK ULUSLARARASI KONSORSİYUMA 1995 SENESİNDE BÖYLE GİRDİ

ANKARA NOTLARI / PETROL UNSURU TÜRKİYE İÇİN İLK KEZ POZİTİFE DÖNÜYOR

Cahit UYANIK 

BAKÜ / ANKARA - Türkiye'nin Bakü Petrollerindeki payını yüzde 1,75'ten yüzde 6,75'e çıkaran anlaşmada nihayet 'mutlu son' yaşandı. 'Asrın Petrol Anlaşması' Azeri Petrol Şirketi Genel Müdürü Namık Aliyev ile TPAO Genel Müdürü Sıtkı Sancar tarafından imzalandı. Bakü'de imzalanan anlaşmaya Başbakan Tansu Çiller ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev de 'onur imzası' attı.

Türkiye izlediği dış politikada petrol unsurunu hep 'negatif' yönde görmeye alışmış bir ülke. Söz gelimi 1980 öncesinde ihracat gelirimizin hemen hepsi petrol ithalat faturasını karşılamakta kullanılmıştı ve bu durum ödemeler bilançosunu sık sık zafiyete uğratmıştı. Ancak artık Türkiye'nin ham petrol gideri, ihracat gelirinin beşte biri kadar... Önemi azalmış gibi görünse de ham petrol fiyatlarındaki şok bir tırmanış, ödemeler bilançosunu yine alt-üst edebilir. İşte bu açıdan bakıldığında Azeri petrollerindeki payımızın yükselmesi, petrol unsurunun dış politikamıza etkisinin pozitife dönüşmeye başladığının bir işareti sayılabilir. Türkiye Yeni Dünya Düzeninde Orta Doğu'dan Orta Asya'ya kaymaya başlayan petrole dayalı nüfuz sahasında bu anlaşmayla önemli bir köşe başı tuttu. 

Eskiden uluslararası kaynaklarda 'lokal bir şirket' olarak nitelenen TPAO da bu anlaşmayla artık 'çok uluslu' bir nitelik taşıyacak. TPAO; Amaco, Unocal, BP, Exxon gibi 11 dev petrol şirketi ile işbirliği yapacak. Konsorsiyumun yürüteceği 'Azerbaycan Denizi Havzasında Azeri-Çıralı-Güneşli Derin Su Bölümü Sahalarının Geliştirilmesi Projesi'ne TPAO yüzde 6,75 pay ile 'resmen' ortak oldu. Bu rezerv, Bağımsız Devletler Topluluğu içindeki en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerinden biri... Sahada belirlenmiş rezervler; 3,8 milyar varil (520 milyon ton) petrol ve 155 milyar metreküp doğal gaz olarak açıklandı. Proje için 8 milyar dolar harcanacak ve 2000 yılında bitirileceği tahmin ediliyor.

Yeni bir anlaşma daha var

Türkiye imza koyduğu bu anlaşmanın yanı sıra yine Hazar Denizinin güneyindeki Şak Bölgesinde tespit edilen petrol rezervini işletecek konsorsiyuma ortak olmak için görüşmelerini sürdüyor. Konsorsiyuma British Petroleum ve Statoil ile birlikte TPAO yüzde 15'lik payla iştirak etmek istiyor. Şak Bölgesinde 2,5 milyar varil (360 milyon ton) petrol ve 570 milyar metreküp doğal gaz rezervi olduğu belirlendi. Türkiye'nin bu konsorsiyuma girmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Türkiye halen kendi topraklarında yıllık 20 milyon varil (3 milyon ton) petrol üretiyor. Bu üretimin yeni rezervler tespit edilemediği için önümüzdeki yıllarda giderek azalacağı düşünülüyor. Bakü'de imzaladığımız anlaşmadan Türkiye'ye düşen pay yıllık 16 milyon varil düzeyinde... Buna Şak Bölgesindeki konsorsiyum da eklendiğinde Türkiye mevcut yerli üretiminin iki-üç katı bir petrol kaynağına sahip olacak ve petrol faturası iyice hafifleyecek. 

Doğal gaza gelince... Türkiye kendi topraklarında yıllık 200 milyon metreküp doğal gaz üretebiliyor ancak tüketimi 5 milyar metreküp civarında... Türkiye ihtiyacını Rusya, Cezayir ve Katar'dan ithalat yoluyla karşılıyor. İmzalanan son anlaşmayla Türkiye'nin payına düşen yıllık doğal gaz miktarı 400 milyon metreküp. Şak Bölgesi doğal gazı buna eklendiğinde miktar yıllık 1-1,5 milyar metreküpe kadar çıkabilecek. Türkiye sağlam doğal gaz kaynaklarına kavuşarak bu alandaki politik riskleri asgariye indirecek. Yani Ukrayna, Rusya'ya doğal gaz borcunu ödemediği için Türkiye'ye gelen gaz kesilse bile en azından 1-4 ay yetecek kaynağımız olabilecek. 

Belirsiz noktalar da var

Ancak bu çizilen olumlu tabloda bazı belirsiz noktalar da mevcut. Herşeyden önce Hazar'ın statüsü belirsizliğini koruyor. Geçmişte sadece İran ve SSCB'nin kıyısı bulunan Hazar'da şu an birçok ülke hak iddia ediyor. Tartışmalar Hazar'ın deniz mi yoksa göl mü olduğu hakkında düğümleniyor. Deniz statüsü kabul edildiği halde 'kıta sahanlığı' ve 'uluslararası sular' kavramı devreye girecek. Uluslararası sularda isteyen devlet gelip petrol arayabilecek. Bu sebeple şu anda en akla yatkın çözümün 'göl statüsü' olduğu kabul ediliyor. Bu çözüm kabul edilirse Hazar'ın eşit paylaşımı söz konusu olacak. Bu durumun Türkiye'nin imzaladığı ve imzalamayı planladığı anlaşmaları nasıl etkileyeceği ise şimdilik bilinmiyor.

İkinci belirsizlik noktası da konsorsiyumun ürettiği petrolün uluslararası pazarlara nasıl taşınacağı... Burada Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı çözümü ABD'nin de bastırmasıyla kabul görmüş gibi... Ancak boru hattının Ermenistan mı yoksa Gürcistan mı üzerinden geçeceği belli değil. Azerbaycan, boru hattının Ermeni topraklarından geçmesinin ancak işgal edilmiş toprakları geri verilirse mümkün olacağını söylüyor ve aksi taktirde Gürcistan formülünü destekliyor. Türkiye de tıpkı Azerbaycan gibi düşünüyor ve Gürcistan formülünde ısrar ediyor. ABD ise Ermenistan formülünü istediğini belirtiyor. Önümüzdeki aylar bu sorunun çözümü için yaşanacak yoğun bir diplomatik trafiğe gebe görünüyor.

(Bu köşe yazısı haftalık İntermedya Ekonomi dergisinin 16-22 Nisan 1995 tarihli, Yıl:2, Sayı: 11'de yayınlanmıştır.)

----------

NOT: Evet, anlaşma hayata geçti ve üretilen petrol (Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı dahil) yıllardır Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaşıyor; ancak TPAO’nun pay oranı günümüzde %5,73’tür.

​Anlaşmanın süreci ve güncel durumu şu şekildedir:

  • ​Anlaşmanın Başlaması: 1994 yılında imzalanan ve "Yüzyılın Anlaşması" olarak adlandırılan Azeri-Çıralı-Güneşli (AÇG) Üretim Paylaşım Anlaşması'nda TPAO ilk etapta %1,75 paya sahipti. 1995 yılında McDermott şirketinin hissesini devralarak payını %6,75'e çıkardı. İlk petrol 1997 yılında çıkarıldı ve üretime başarıyla geçildi.
  • ​2017 Yenileme Anlaşması: AÇG anlaşması 2017 yılında Azerbaycan hükümeti ile uluslararası konsorsiyum arasında yapılan yeni bir sözleşmeyle 2049 yılına kadar uzatıldı.
  • ​Pay Oranındaki Değişim: 2017'deki bu uzatma ve konsorsiyum yapısının yeniden düzenlenmesi sırasında SOCAR'ın payının artırılmasi neticesinde TPAO'nun AÇG'deki pay oranı %5,73 olarak revize edildi.

​TPAO halen bu projede %5,73 hisse oranıyla aktif bir ortaktır ve Azerbaycan petrolünden payını alarak ortaklığını sürdürmektedir.  

(Gemini AI)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder