Cahit UYANIK
ABD'nin Eylül-2022 enflasyon verilerinin açıklanmasıyla beraber ortalık toz-dumana büründü. Çünkü yıllık manşet TÜFE'de (Enerji fiyatlarındaki azalış etkisiyle) gerileme görülmesine rağmen, çekirdek enflasyonun artışını sürdürmesi; FED'in Kasım ve Aralık 2022 aylarındaki faiz artış beklentilerini yüzde 1,25'ten yüzde 1,5'a yükseltti. Hatta Kasım toplantısında 0,75 değil 1 puanlık artış yapılması gerekeceğini söyleyenler bile duyuldu. Her ne olursa olsun ABD'de gıda ve enerji fiyat artışları dışarıda bırakılarak açıklanan çekirdek enflasyon rakamlarının yükselmesi, enflasyonla mücadelede yeterince başarılı olunamadığını gösteriyor. Bu gidişat sürerse ABD'de faizlerin 2023 yılı ilk çeyreğinde yüzde 5'e çıkarılacağı, aynı yıl sonuna kadar da sabit bırakılacağı bile konuşuluyor. Bu aşamadan sonra Avrupa Merkez Bankasının (ECB) 27 Ekim 2022 tarihindeki toplantısı beklenmeye başladı. ECB'nin yıl sonuna kadarki üç toplantısında toplam 1,25 puan daha artışla faizi yüzde 1,25'ten yüzde 2,5'a çıkarması bekleniyordu. Ancak AB'de enflasyon yüzde 10'a yükselirken, bazı AB üyesi ülkelerde bu oran yüzde 22 olarak hesaplandı. Hal böyle olunca ECB yetkilileri faizlerin yıl sonunda yüzde 3'ü bile aşabileceği yönünde demeçler vermeye başladılar. Eğer ECB'den böyle bir tavır değişikliği görülürse faizlerin bundan sonraki toplantılarda 1,75-2 puan kadar artırılması gerekecek. Bu da en az 0,75+0,50+0,50 vb. artış formüllerini gündeme getirebilir. Türkiye'de ise TCMB 20 Ekim 2022-perşembe günü faiz kararını açıklayacak. Tahmin ve beklentiler 1 puanlık daha azaltımla faizin yüzde 11'e indirileceğinde yoğunlaşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yıla tek haneli TCMB faizi ile girmek istediklerini açıkça ifade etmişti.


