Cahit UYANIK
Bugün çoğumuzun 'Zenginler/Patronlar Kulübü' diye bildiğimiz ve bazen küçümsediğimiz...
Ama pek de iyi tanımadığımız ve küçümseyerek hata yaptığımız TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısı vardı.
Bu toplantıda konuşan YİK Başkanı Ömer Aras, Türkiye'de uzun zamandır dile getirilmeyen bir konuya değinerek ilgimi çekti.
Aras konuşmasında, yalnızca ekonomik büyümenin yetmediğini söylerken, “Nasıl büyüdüğümüz, büyümenin kalkınma yaratıp yaratmadığı da çok önemlidir" dedi.
Evet, Aras mealen "Ekonomik büyüme ile ekonomik kalkınma birbirinden çok farklı birşeydir. Ekonomimiz büyüyor ama ekonomik açıdan kalkınmıyoruz' diyordu. Biz de 1980'lerin başında üniversitede Kalkınma Ekonomisi dersi alırken bunun aynen böyle olabileceğini öğrenmiştik.
Ekonomik büyüme bu yılın GSYİH'sının geçen yılkine oranlandığında ortaya çıkan artış (veya azalış) hızı rakamı idi. Bu, sadece niceliksel bir göstergeydi. Ancak 'ekonomik kalkınma' çok ama çok farklıydı.
Gelin biraz sabır gösterin, ekonomik kalkınmayı yapay zeka Gemini AI yardımı ile size biraz daha ayrıntılı anlatayım:
"Ekonomik kalkınma hızı, bir ülkenin sadece üretim miktarındaki maddi artışı değil; toplumsal, yapısal ve kurumsal alanlarda yaşadığı refah artışının ve yaşam kalitesindeki iyileşmenin zaman içindeki ilerleme süratini ifade eder. Sadece ekonomik büyümeyi (GSYİH artışını) değil; eğitim, sağlık, teknoloji ve gelir adaleti gibi niteliksel gelişmeleri de kapsar.
Ekonomik kalkınma, çok boyutlu bir süreç olduğu için tek bir veriyle ölçülemez; hem ekonomik (nicel) hem de sosyo-ekonomik (nitel) birçok göstergenin birlikte değerlendirilmesiyle ölçülür.
1. Temel Ekonomik Göstergeler (Nicel Ölçütler)
Kişi Başına Düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH): Ülkenin toplam üretiminin nüfusa bölünmesiyle elde edilir. Kalkınmanın ölçülmesinde en yaygın kullanılan başlangıç noktasıdır.
Satın Alma Gücü Paritesi (SGP): Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını ortadan kaldırarak, bireylerin gerçek gelirleriyle ne kadarlık bir mal ve hizmet sepeti alabildiğini gösterir.
2. Sosyo-Ekonomik ve Nitel Göstergeler
İnsani Gelişme Endeksi (İGE / HDI): Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan ve kalkınmayı en iyi özetleyen endekstir. Üç temel boyutu ölçer:
Sağlık: Doğuşta beklenen yaşam süresi.
Eğitim: Ortalama ve beklenen eğitim süresi, okuryazarlık oranı.
Yaşam Standartları: Kişi başına düşen milli gelir.
Gelir Dağılımı Adaleti (Gini Katsayısı): Ekonomik büyümenin topluma ne kadar dengeli yayıldığını ölçer. 0 ile 1 arasında değer alır; 0'a yaklaştıkça gelir dağılımı eşitlenir, 1'a yaklaştıkça bozulur.
Yoksulluk Oranları: Mutlak ve göreli yoksulluk sınırının altında yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranı.
3. Yapısal ve Altyapısal Göstergeler
İstihdamın Sektörel Dağılımı: Gelişmekte olan ülkelerde tarım istihdamı yüksekken, kalkınmış ülkelerde hizmet ve sanayi (özellikle yüksek teknoloji) sektörlerindeki istihdam oranı çok daha yüksektir.
Altyapı ve Teknolojik Gelişmişlik: İnternet erişim oranları, Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payı, patent başvuru sayıları ve enerji tüketim verileri.
Bebek Ölüm Oranları ve Sağlığa Erişim: Sağlık sisteminin gelişmişliğini ve halkın refah düzeyini gösteren kritik bir kalkınma kriteridir."
Demek ki neymiş; ekonomik kalkınma içerisinde olup olmadığımız çok boyutlu, en az 10-15 göstergeye bakılarak belirleniyormuş. Yani ekonomik büyüme pozitif iken bile, ekonomik kalkınmamız negatif olabiliyor; yani yaşam kalitemiz artmayabiliyor hatta azalabiliyormuş. Türkiye'de ekonomik büyüme hızı yılda 4 kez hesaplanıp açıklanırken, ekonomik kalkınma durumumuzun ne olduğuna pek yüz veren yokmuş.
Ülkemizde ekonomi ve yaşam koşulları ile şikayetlerin arşı alaya çıktığı günümüz ortamında belki de unuttuğumuz veya unutturulan bu çok boyutlu 'ekonomik kalkınma' kavramını yeniden yaşamımıza dahil etmeliyiz. Bununla ilgili siyasetçilerden, idarecilerden, TÜİK vb. kurumlardan ekonomik kalkınma konusunda daha ayrıntılı hesaplama yapmaları için talepkar olmalıyız. TÜİK'ten yılda 1-2 kez anlaşılır bir şekilde yazılmış 'Ekonomik Kalkınma Raporumuz' değerlendirmesi açıklamasını isteyebiliriz söz gelimi....
Madem TÜSİAD bu konuya girdi, ekonomik kalkınmayla ilgili yıllık düzenli bir rapor açıklayabilir kamuoyuna... Geniş mali imkanlara sahip TOBB'a, işçi konfederasyonları TÜRK-İŞ, DİSK, HAK-İŞ'e de ekonomik kalkınma durumumuzun tespitiyle ilgili roller biçilebilir. Üniversitelerde de kalkınma ekonomisi çalışmalarını artırmalıyız öbür yandan...
TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Aras'a, -modası geçmiş gibi olduğu için- pek kullanılmayan ancak yaşamımızdaki hükmünü koruyan ekonomik kalkınma kavramını topluma anımsattığı için teşekkür ediyorum.
(Bu yazı 18 Haziran 2026 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder