13 Haziran 2026 Cumartesi

FABRİKA KAPATMAKTAN KREDİ KARTI DAĞITMAYA... SÜMERBANK'TA ÖZELLEŞTİRME ÖNCESİ MAKYAJ ÇALIŞMASI HIZLANDI

Sümerbank Genel Müdürü Söylemezoğlu: 

"ALICI İÇİN CAZİP BİR SÜMERBANK..."

Sümerbank Genel Müdürü Ahmet İrfan Söylemezoğlu, kurumu 'özelleştirmeye hazır' hale getirdiklerini; teknolojiyi daha iyi kullanan, daha çağdaş ve verimli bir Sümerbank yaratmaya çalıştıklarını söyledi.

Cahit UYANIK 

Özelleştirme kapsamındaki Sümerbank, geçtiğimiz haftalar içinde Ziraat Bankası ve Osmanlı Bankası ile otomatik veznelerin ortak kullanımi için anlaşmaya vardı. Üretim ve pazarlama birimlerinde bilgisayarlaşma hazırlıkları da yürütülüyor. Diğer bir proje ise senet-kefil işlemlerini kaldırıp kredi kartı kullanımını yaygınlaştırmaya yönelik... Genel Müdür Ahmet İrfan Söylemezoğlu, özelleştirmenin eşiğindeki Sümerbank'ı anlattı:

Ekonomik Panorama: Otomatik vezne kullanımına geçiyorsunuz. Üretim ve pazarlama birimlerinizde bilgisayar sistemlerini devreye alacaksınız. Kredi kartı projeniz de bu çalışmaların bir uzantısı mı?

Söylemezoğlu: Bizim vadeli alışveriş yapan ve 400 bin kişiye yaklaşan bir müşteri kıblemiz var. Dünyanın her yerinde büyük mağaza zinciri işletenler kendi kredi kartlarını kullanıyor. Dedik ki, insana itimat edelim ve senetten, kefilden bir adım öteye geçelim. Müşterilerimize birer kredi kartı verelim. Ağustos ayı başından itibaren kredi kartlarını vermeye başlayacağız. Ayrıca bizimle ilişkisi olmayan mağazalarda da bu kartın kullanılabilmesi imkanları araştırılıyor. Tahmin ediyorum ki 200 bin tane kartı 1 yıl içinde veririz. Türkiye'nin en büyük kredi kartı operasyonuna Sümerbank sahip olacak. Halihazır kredi kartı kapasitesini ikiye katlayacağız.

- Bu anlattığınız yeni girişimler Sümerbank'a 'özelleştirme öncesi makyaj' anlamına mı geliyor?

Söylemezoğlu: Yaptıklarımız Sümerbank'ı cazibeli bir kurum haline getirip özelleştirilmesini de kolaylaştırmak amaçlı. Sümerbank'ı kof, geri kalmış, piyasa şartlarından ve çağdaş teknolojiden uzak bir kurumdan öte; günün şartlarına uygun, tıkır tıkır işleyen, belli bir sistemi olan müessese haline getireceğiz. Bütün hadiselerin kökünde de bu yatar. Zaten özelleştirme planımız bitti. En yakın zamanda siyasiler de bizi dinleyecek. 

- Neler öngörülüyor özelleştirme planınızda?

Söylemezoğlu: Bazı fabrikaların tamamen, bazı fabrikaların da geri kalmış bölümlerinin kapatılması düşünülebilir. Bu planla beraber bizim sanayi grubumuzu da alıcı açısından cazibeli ve çağdaş görünümü olan bir hale getirmiş olacağız. 7-8 aydır bunun alt yapısı ile uğraştık. Öte yandan bizim bankanın 2 trilyon ira civarında bir mevduatı var ve yüzde 90'ından fazlası tasarruf mevduatı... Bu çok büyük bir rakamdır. Bizim personel başına düşen mevduatımız 2,5 milyar lira. Hiç bir bankada bu rakam, yarısı kadar değildir.

- Bütün bu anlattıklarınız gerçekleştiği taktirde Sümerbank'ın zararı asgariye indirilebilecek mi?

Söylemezoğlu: Siyasi irade Sümerbank'in üstündeki yükleri alırsa 1 trilyon lira kara geçeriz. Fabrikalarda belki bir 15 bin kişi fazla istihdamımız var. Bazı fabrikalarımızda 1940'lardan kalma tezgahlar var ve bunları piyasa koşullarında çalıştırmanın hiç bir manası yok. Ne kaliteli ne de verimliliğin yüksek olduğu mallar üretebiliyorlar. Bizim diğer KİT'lerden önemli bir farkımız var: Onlar tekeldir ve üzerine ek yük binerse neticede fiyatlarını ayarlayarak bunu telafi edebilme yoluna giderler. Ama Sümerbank hem bu yükleri taşıyıp hem de rekabetçi bir piyasada malını satmaya kalktığında büyük zarar ediyor.

(Bu röportaj haftalık Ekonomik Panorama dergisinin 16-23 Haziran 1991 tarihli, Yıl: 4, Sayı: 25'te yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder