Başkent Kulisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başkent Kulisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2026 Perşembe

BAŞKENT KULİSİ / KOALİSYON PROTOKOLÜNE 'KORSAN' GİREN MERKEZ BANKASI KANUNU DEĞİŞİKLİĞİ NEYİ AMAÇLIYOR?

BAŞKENT KULİSİ / MERKEZ BANKASININ YENİ BAŞKANINA İLK ZİYARET 

Cahit UYANIK 

Merkez Bankası Başkanlığı koltuğuna Gazi Erçel oturur oturmaz ilk ziyaretçisi Devlet Bakanı Rüşdü Saracoğlu oldu. Ancak bu ziyaret Türkiye'deki yerleşik siyaset ve bürokrasi geleneklerini altüst etti. Çünkü pratikte, atamadan birkaç gün sonra bu ziyaretin tam tersi olmalıydı. Yani Erçel'in Saracoğlu'nun ayağına gitmesi gerekiyordu Saracoğlu'nun bu ziyaretteki amacı eğer hayırlı olsun demek ise  bunu telefonla da yapabilirdi. 

Aslında Saracoğlu Devlet Bakanlığına atanır atanmaz eski göz ağrısı Merkez Bankasına el atıvermişti. O dönemde bankanın başında vekaleten Osman Cavit Ertan vardı. Saracoğlu önce Merkez Bankasına bir yazı yazarak kendi başkanlığı dönemindeki şoförünü bakanlık emrine aldırdı. Hemen ardından Merkez Bankası Başkanlığı günlerinde kendine yakın çalışmış 7-8 kişilik bir uzman grubunu yine Devlet Bakanlığına çekti. 

Neyse... O ziyarette 'Eski Merkez Bankası Başkanı-taze politikacı Saracoğlu' Erçel ile ne konuştu bilmiyoruz; ama yaklaşık 3 yıl önce sıcak bir yaz gününde terk ettiği bu tanıdık makamda bulunmaktan eminiz zevk duymuştur. Bence Erçel'in bu görevde çözmesi gereken ilk bilmece ise koalisyon protokolünün içinde gizli. Çünkü bu protokole göre Merkez Bankası Kanunu 'bir şekilde' değiştirilecek. Ancak aynı protokol metninde bu düzenlemenin içeriği net olarak yer almıyor. Bazı isimler bu bölümün aslında protokole 'korsan' biçimde sokulduğunu, çünkü aynı günlerde sosyal güvenlik kuruluşlarının lağvedilmesi tartışması nedeniyle bu ilginç maddenin üzerinde durulmadığını ve 'gümbürtünün arasında kalarak' protokole sızdığını ifade ediyor.

Merkez Bankası Kanunundaki bu esrarengiz değişikliğin, iç borçlanma sistemi ve görevinin Hazine'nin elinden alınarak Merkez Bankasına verilmesine yönelik olduğu da iddialar arasında... Bu söylentinin iyice bunalttığı Hazineciler ise Erçel'in atanması ile rahat bir nefes almış görünüyor. Eski bir Hazine bürokratı olan Erçel'in 'baba ocağı'na ihanet etmeyeceği yaygın bir kanı ve beklenti...

TKB CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİRŞEY YOK 

Türkiye'nin klasik sorunlarından biri de Türkiye Kalkınma Bankasıdır (TKB). Her siyasi iktidar değiştiğinde bu bankanın başına atanacak isim büyük tartışma yaratır. Geçenlerde ağır ceza mahkemesine havale edilen Özal Baysal'ın kötü yönetimiyle bu banka 1992-1994 yıllarında 4-5 trilyon liralık bir zarar batağına saplanmıştı. Baysal görevden alındı. Çiller başbakan olduktan sonra İslam Kalkınma Bankasından apar topar Tarık Kıvanç'ı çağırdı. Türkiye'nin en eski planlamacı ve projecilerinden olan Kıvanç bankaya çeki-düzen vermek için kolları sıvadı. 

9 Mart 2024 Cumartesi

BAŞKEN5 KULİSİ / ERDAL İNÖNÜ, TÜRKİYE'NİN NEDEN BİR TÜRLÜ GELİŞEMEDİĞİNİ AÇIKLAMIŞTI

Cahit UYANIK 

Önceki gün yaşama veda eden Eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Erdal İnönü'nün vasiyet niteliğindeki sözlerinden birisi "Gözlerimi yummadan Türk bilim adamlarının bir Nobel ödülü kazandığını görmek istiyorum" olmuştu. Ama İnönü'nün vasiyeti yerine gelemedi. Türk bilim adamları Nobel almayı bırakın, henüz bu ödüle aday bile gösterilemediler. Bunun sebebi hakkında çok şey yazılıp söylenebilir. Ama madem yazı konumuz İnönü; yaşamının yaklaşık 50 yılını bilime adamış bir insanın düşünceleri daha fazla ilgiyi hak ediyor. 

300 yıllık gecikme

İnönü uzun yıllarını bilime verdiği için dünyadaki gelişmişlik yarışında Türkiye'nin neden geri kaldığını "Üç Yüz Yıllık Gecikme" adlı bir  kitapta kendi penceresinden analiz etmeye çalışmıştı. İnönü, onlinefizik.com adlı sitenin muhabirleriyle yaptığı söyleşide de bu kitapta neler anlatmaya çalıştığını açıklamıştı.

(Tıklayınız) ERDAL İNÖNÜ: SOLUN EN BAŞARILI BİRLEŞME PROJESİNİ YÜRÜTÜP BİLİM ADAMI OLARAK VEDA ETTİ

3 Mart 2024 Pazar

BAŞKENT KULİSİ / NÜFUS, ADRESE DAYALI BELİRLENDİ; FAZLADAN YAZILAN 3,3 MİLYON KİŞİ SİLİNDİ. BELEDİYELER TÜİK'E DAVA YAĞDIRDI

NÜFUS SAYIMI İÇİN KİŞİ BAŞINA 1 YTL HARCANDI

Cahit UYANIK 

Haftanın ilk gününe 2007 yılı nüfusumuzun 70 milyon 586 bin 256 kişi olduğunu öğrenerek başladık. Eve son olarak kapandığımız 2000 yılı sayımı rakamlarına dayanılarak yapılan projeksiyona göre 3,3 milyon kişi daha az çıkan nüfus, kişi başına düşen milli geliri ise 308 dolar civarında arttırmıştı.

Peki Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bu sayım için kaç lira harcamıştı? Sayım sonuçlarının açıklandığının ertesi günü görüştüğümüz TÜİK Başkanı Ömer Demir, net 70 milyon 859 bin YTL harcadıklarını bildirdi. Bu durumda kişi başına yapılan sayım harcaması ise 1 YTL olarak belirlendi. Demir'in verdiği bilgiye göre Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) çalışmaları sırasında tam veya part-time 87 bin 684 kişi çalışırken, bunu tam çalışmaya çevirdiğimizde 56 bin 649 kişi/ay mesai harcanmıştı.

Belediyeler 40'a yakın dava açtı 

Yapılan çalışmaların gün açısından dökümüne göre ise 1 milyon 699 bin 475 kişi/günlük bir çalışma ortaya konulmuştu. Demir, yapılan çalışmanın bir başka açıdan da önemli olduğunu, çünkü 2000 yılı sayımı sonrasında 'fazladan yazıldığı' belirlenen 3,5 milyon kişiyi silmek zorunda kaldıklarını ama sonradan belediyelerin kendilerine 40 civarında dava açtığını ve yarısının sürdüğünü anlattı. 

Nasreddin Hoca gibi mi yapalım?

Demir, istatistiklerde zaman zaman yaptıkları yenilikler konusundaki eleştirilere ise bir Nasreddin Hoca fıkrası ile cevap verdi.

Nasrettin Hocaya "Kaç yaşındasın?" diye sormuşlar, "40" cevabını vermiş. Aradan 10 yıl geçmiş ve arkadaşları yine aynı soruyu yöneltmişler. Hoca hiç duraksamadan yine "40" demiş. Arkadaşları bu cevaba şaşırınca da "Ben sözümün eriyim. Sözümden dönemem" diye lafını tamamlamış. 

TÜİK Başkanı Demir de eleştiri yöneltenlere "Biz de Nasreddin Hoca gibi mi yapalım?" diye soruyor. Bizden bu soruyu iletmesi, sizden doğruyu bulması...

(Bu kulis haberi, günlük ekonomi gazetesi Referans'ın Başkent Kulisi köşesinde 25 Ocak 2008 tarihinde yayınlanmıştır.) 

2 Mart 2024 Cumartesi

BAŞKENT KULİSİ / SÜREYYA SERDENGEÇTİ, KENDİ EL YAZISINI OKUYAMADI

Cahit UYANIK

Merkez Bankası'nın (MB) geçen hafta açıkladığı Finansal İstikrar Raporu, kamuoyuna Başkan Süreyya Serdengeçti tarafından tanıtıldı. Serdengeçti, raporla ilgili uzun ve teknik bir konuşma yaptı. Öyle ki bu konuşma metni, ertesi gün gazetelere doğru dürüst girmedi. Serdengeçti daha sonra ise gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. 

Toplantı sırasında hayli neşeli olduğu gözlenen Serdengeçti, soruları unutmamak için not etti. Sırası gelen soruyu cevaplandıran Serdengeçti, bir ara duraksadı ve "Kendi el yazımı okuyamıyorum. Soruyu bir daha alayım" demekten kendini alamadı. 

13 Ocak 2017 Cuma

BAŞKENT KULİSİ / MUZIR KURULU, 2006 PİRELLİ TAKVİMİNE KIZDI

Cahit UYANIK
2006 Pirelli takviminden "muzır olmayan" bir kare

1986 yılında merhum Turgut Özal'ın ilk başbakanlığı döneminde yasası çıkartılırken büyük tartışmalara sebep olan Muzır Kurulu, halen çalışmalarını sürdürüyor. Kurul, aslında 1927 yılında çıkarılmış "Küçükleri Muzır (Zararlı) Neşriyattan Koruma Kanunu" hükümlerinin 1986'da yeni şartlara uyarlanmasıyla oluşturulmuştu. 

Kurulduktan hemen sonra erotik dergileri poşete sokmasıyla ünlenen Muzır Kurulu, Mart-2006 sayısında 2006 Pirelli Takvimi'ni okuyucularına ek olarak veren bir dergiyi inceledi. Kurul, "Dergi ve ilavesinde yer alan yazı ve fotoğrafların 18 yaşından küçüklerin maneviyatı üzerinde muzır tesir yapacak nitelikte olduğunu" kararlaştırdı. 

5 Ağustos 2015 Çarşamba

BAŞKENT KULİSİ / ODTÜLÜ'DEN İLGİNÇ REKABET ŞİKAYETİ...

Cahit UYANIK

ODTÜ geçmişten bu yana, yaptığı bilimsel çalışmalar kadar, okuttuğu öğrencilerin toplumsal duyarlılığı ve eyleme dönük yüzleriyle de dikkat çeker. Son ve tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, eski başbakanlardan Süleyman Demirel bile, bir tepki eksikliğine dikkat çekerek "Nerede bu ODTÜ'lüler?" diye sormuştu. Çünkü Demirel, başbakanlık yaptığı dönemlerde ODTÜ'lülerin yıpratıcı eylemleri ile sıkça karşılaşmıştı.

BAŞKENT KULİSİ / KILIÇDAROĞLU, EKŞİ SÖZLÜK AVUKATININ SAYGISINI NASIL KAZANDI?


Cahit UYANIK

Ekşi Sözlük' isimli internet sitesi, uzun zamandır yayında. Bir nevi açık sözlük niteliğinde olan site, kullanıcılarının yorumlarıyla şekilleniyor. Zaman zaman hakkında yazı yazılan kişilerin tepkisini çeken site, hukuken uygun olan yorumları yayımladıklarını belirterek kendini savunuyor. 

CHP'nin yeni lideri Kemal Kılıçdaroğlu da Ekşi Sözlük'te hakkında en çok yorum yapılan isimlerden... Olumlu olduğu kadar, olumsuz yorum ve değerlendirmeler Kılıçdaroğlu için de yapılıyor. Ancak Kılıçdaroğlu, hakkında yorum yapılan diğer isimlerden bir yönüyle ayrılıyor. Çünkü Kılıçdaroğlu, kendisi hakkında dile getirilen bir iddiaya; yine aynı site üzerinden yanıt verme yolunu seçmiş ve yanıtını "Ekşi Sözlük okurlarına saygıyla duyurulur" sözleriyle bitirmiş. Kılıçdaroğlu'nun tavrı sözlük avukatlarını dahi şaşırtmış ki, ‘kanzuk' takma adını kullanan site avukatı Kılıçdaroğlu'na olan saygısının katlandığını belirten bir yazıyı siteye koymuş. Biz de avukatın konuyla ilgili değerlendirmesinden bir bölümü yorumsuz alıyor ve değerlendirmeyi size bırakıyoruz:

13 Mayıs 2015 Çarşamba

BAŞKENT KULİSİ / AHMET NECDET SEZER, TASARRUF ETTİĞİ 40 MİLYON YTL'Yİ MALİYE'YE İADE ETTİ



Cahit UYANIK 

16 Mayıs'tan beri "fiili görev süresi uzatımı" ile Köşk'te kalan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, artık Çankaya Köşkü'ne veda etmeye hazırlanıyor. Ancak gidişine en çok Maliye üzülecek. Çünkü...Cumhurbaşkanı Sezer, 6 yılda 'Köşk' bütçesinden 40 milyon 29 bin YTL'lik tasarruf yaparak Maliye'ye aktardı. Sezer'in geçen yıllardaki tasarruf miktarını 2007'de yinelemesi durumunda, görev süresi bitiminde Maliye'ye iade ettiği miktar 46 milyon YTL'yi geçecek.