Bankacılık /
BANKALAR YILDA DÖRT BİLANÇO AÇIKLAYACAK
Geçen yılki mali ve ekonomik kriz nedeniyle bankacılık sektörüne yeni düzenlemeler geliyor.
Cahit UYANIK
Türk bankacılık sektörü son 15 yılda önemli ve hızlı bir gelişme trendi içine girdi. Elbette yaşanan her hızlı süreçte olduğu gibi bir takım zayiatlar da verdi. Geçen yılın başında faaliyetleri durdurulan üç bankanın başına gelenler buna en güzel örnek. Ancak yaşanan her büyük sorun, sadece hızlı gelişme süreciyle açıklanabilir mi? Aynı sorunları yaşamamak içın neler yapılmalı? Bu sorular hem kamu otoritelerinin hem de son krizde canı yanan bankaların aklını meşgul ediyor. Üstelik bu manzara, sektörün önünde Gümrük Birliği gibi çok önemli bir dönemeç varken yaşanıyor.
Bilançolar 'şeffaf ve anlaşılır' olacak; enflasyon muhasebesi uygulanmayacak
İntermedya Ekonomi olarak yaptığımız araştırmalar reform çalışmaları kapsamında bankacılık sektörünün önümüzdeki dönemde 'daha şeffaf ve kolay anlaşılır' bilanço hazırlama yükümlülüğünün yanı sıra denetim konusunda da yeni uygulamalarla karşılaşacağinı gösteriyor. Bu çalışmalarda amaç, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de banka aktiflerinin, banka pasiflerindeki mevduatları ve borçları ödeyemez duruma düşmesini önlemek olarak öne çıkıyor.
Ancak girilen bu yeni dönemde bankalardan 'Uluslararası Muhasebe Standartları 29 Sayılı Yönerge'ye (UMS-29) uygun bilanço yapması istenmeyecek. Bu yönerge, son 3 yıllık kümülatif enflasyonu yüzde 100'ün üzerinde seyreden ülkelerde tüm bilanço kalemlerinin deflate edilmesi yani enflasyondan arındırılmasını öngörüyor. Hazine Müsteşarlığı ile Maliye Bakanlığı Türkiye'de önümüzdeki dönemde enflasyonun ciddi düşüşler göstereceği beklentisi içinde bulunuyor ve UMS-29'un uygulanmasına karşı çıkıyor. Bu iki kurum ayrıca UMS-29'un sadece banka bilançolarına değil, tüm işletme bilançolarına uygulanması durumunda anlamlı olacağını savunuyorlar. Bu nedenle uygulandığı taktirde bilançolarda kardan zarara dönülebileceği için sektördeki birçok bankanın korkulu rüyası olan UMS-29 tehlikesi aslında mevcut değil.
Yılda 4 bilanço geliyor; açıklayıcı dipnotlara önem verilecek
Ancak UMS-29'dan kurtulan bankalar daha sık bilanço çıkarmak zorunda kalacak. Önümüzdeki günlerde yayınlanması beklenen bir tebliğe göre bankalar, hisse senetleri borsada kote olsa da olmasa da her 3 ayda bir bilanço yayınlamak zorunda olacak. Yine aynı değişiklik çerçevesinde banka bilançolarının formatı da değiştirilecek. Yeni format, gazete okuyan ve basit muhasebe bilgisine sahip sokaktaki insanın anlayabileceği kalemlerden oluşacak. Ayrıca açıklayıcı bilanço dipnotlarına da büyük önem verilecek. Üstü kapalı geçilen birçok kalem, bilanço dipnotları ile anlam kazanacak. Bankalar bu formata uyup uymadıkları konusunda sıkı denetime tabi olacak.
Bu yeni dönemde klasik murakıp denetimleri de sıklaşacak. Eskiden bankalar yılda bir kez denetlenebiliyordu. Olağanüstü denetimler ise ihbar veya şikayete bağlı olarak yapılabiliyordu. Yeni uygulama ile bankalar yeminli murakıpları, yılda 3-4 kez rutin banka denetimi yapacak. Ayrıca bankaların temel göstergelerini sık sık Hazine, Merkez Bankası ile Bankalar Yeminli Murakıpları Kuruluna göndermeleri zorunlu hale getirilecek.
'Tasarruf mevduatı sigortası'na sistem aranıyor
Bankalardaki mevduatların istisnasız tümüne uygulanan garantinin devam edip etmeyeceği ise siyasi otoritenin kararına kaldı. Bu karara zemin hazırlamak için devlet, tasarruf mevduatı sigorta sistemleri konusunda tam 140 ülkenin uygulama örneğini inceledi. Tüm sistemlerin ortak yanının 'Küçük ve orta büyüklükteki tasarruf mevduatlarının tamamına yakınının korunduğu, büyük mevduatların kapsam dışı bırakıldığı, ticari mevduatların ise kesinlikle güvence sistemi dışında kabul edilmesi yönünde olduğu' belirlendi. Siyasi otorite önümüzdeki dönemde bu çalışmayı da dikkate alarak tasarruf mevduatı sigortasının nasıl sürdürüleceğine karar verecek.
'Banka hastanesi' diye bilinen 64. Madde ne olacak?
Önümüzdeki dönemde Bankalar Kanununun meşhur düzenlemesi '64. Madde' ise yerini koruyacak. 'Durumu kötüleşen bir bankanın hastaneye yatırılmasına benzetilen' 64. Maddenin bir bankaya uygulanması için halen, bankacılık bürokrasisinin ilgili bakana öneride bulunması ve bunun kabul edilmesi gerekiyor. 64. Madde kapsamına alınma sonrasında banka yönetim kuruluna kamu temsilcisi girse bile, istenilen önlemlerin alınması için belli bir süre geçebiliyor. Banka ortaklarından bazı kredilerin tasfiyesi, sermaye artırımında bulunmaları ve aktifteki bazı kalemlerin elden çıkarılması istenebiliyor. Bu istekleri yerine getirip iyileşen bankalar 64. Madde kapsamından çıkarılırken, bunları gerçekleştiremeyen bankalar ise çoğu zaman sisteme 'elveda' diyor yani faaliyetleri durdurularak tasfiye sürecine alınabiliyor. Önümüzdeki dönemde bu uygulama aynen devam ettirilecek.
Evet bütün bu yazdıklarımıza göre bankacılık sektörünü önümüzdeki dönemde 'oldukça sıcak günler' bekliyor.
(Bu haber haftalık İntermedya Ekonomi dergisinin 16-22 Temmuz 1995 tarihli, Yıl:2, Sayı:24'te yayınlanmıştır.)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder